Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site  

Go Back   Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site > Bilim ve Teknik > Bilim Adamlari

Submit Thread >  Add to Tagza.com: Social Bookmarking site Submit to AddThisTo Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Google Submit to Yahoo! This Submit to Technorati Submit to StumbleUpon Submit to Spurl Submit to Netscape  < Submit Thread
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 16 Mayıs 2008, 16:24   #1 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart Küresel ısınmanın Dünyaya verdiği zararlar

London School'dan bir grup bilim adamının yaptığı araştırmaya göre, obezler ve şişman insanların taşınması için daha fazla yakıta, yemeleri için de daha fazla gıdaya ihtiyaç olduğu belirtilerek, insanların giderek şişmanlamasının daha da kötü sorunlara yol açacağı kaydedildi.

Lancet tıp dergisinde yayımlanan araştırmaya katılan bilim adamları Phil Edwards ve Ian Roberts, insanların beden numaralarının büyümesinin gıda kıtlığına ve enerji fiyatlarının yükselmesine neden olduğunu söyledi.

Dünyada en az 400 milyon yetişkinin obez olduğu bildirilirken, Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) tahminlerine 2015 yılına dek 2.3 milyon kişinin kilosu normalin üzerine çıkacak ve 700 milyondan fazla insan obez olacak.

Araştırmacılar, obez insanların, günlük faaliyetlerini sürdürmek için 1680 kaloriye, diğerlerininse 1280 kaloriye ihtiyacı olduğunu, zayıf insanların daha az yediklerini ve büyük olasılıkla araçlara bağımlı olmadan yürüdüklerini, kilolu olmayan nüfusun gıda ve ulaşım için yakıta daha az talebi olacağını vurguladı.

Edwards, sera etkisi yaratan gazların emisyonunun yüzde 20'sinin tarımdan kaynaklanması nedeniyle de gıdaya talebin azalmasının önemli olduğunu ifade ederek, bundan sonraki adımın, kilolu nüfusun ne kadarının gıda kıtlığına, enerji fiyatlarının yükselmesine ve iklim değişikliğine yol açtığını ölçmek olduğunu kaydetti.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 16 Mayıs 2008, 16:24   #2 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

Okyanuz Seviyesinde Yükselme

Deniz suyu, yüzyıllardır kıyılara saldırıyor. Bir çok insan karaların iç kısımlarına doğru gitmek zorunda kalacak. Alçak mercanadaları ve adalar tamamen yok olacak ve şehirler yeniden kurulmak zorunda kalacak. Tuzlu su, toprağın içine işleyerek yer altı su tabakasının kaynağını bozacak, kıyıların korunması için önemli olan ve hem karada hem denizde yaşayabilen canlıların biyolojik ortamını bozacak. Daha endişe verici olan ise okyanusların karbondioksit emme kapasitesinin azalacak gibi görünmesidir. Okyanus doyma noktasına mı gelecek? Bu durumda çok uzun bir süre için okyanuslar karbon kaynağına dönüşecek.
2100’de okyanus 14cm ila 80 cm arasında yükselecek. Bu yükselme şimdiden başladı ve yüzyıllar boyunca devam edecek. Ama bunun sorumlusu deniz buzulları olmayacak. Akıntılar ve kıyılar, etkilerini ölçemediğimiz büyük bir enerjiye maruz kalacaklar.

Deniz nereye kadar yükselecek?
Okyanuslar yeryüzünün ortalama sıcaklığının yükselmesine iki türlü tepki verecek, bunlardan ilki genleşme, ikincisi ise buzul ve buzul takkelerinin erimesi ile su miktarının artması. Isınmanın gittikçe daha derin katmanları etkilemesiyle genleşme uzun zaman alacak. Daha yavaş gerçekleşen buzların erime süreci ise toplamda bin yıldan uzun sürecek. Dünyanın ortalama sıcaklığı 2100 yılında sabitlense bile takip eden yıllarda deniz seviyesi yükselmeye devam edecek. Farklı senaryolar, 2100’de deniz suyundaki ortalama yükselmenin mevcut iklim modelleri içinde, 14 cm ila 80 cm arasında olacağını belirtiyor. Kutup buzulların tamamen erimesi gibi gerçekleşmesi oldukça zor bir varsayımda bu erimenin etkisi azami 80m’ye ulaşacak.
Tehdit altındaki kıyılar, kullanılamayacak adalar
Bu yüzyıl boyunca, zaten geri çekilmekte olan akarsu deltaları, deniz tarafından yutulmaya devam edecek. Alçak kıyılar doğrudan tehdit altında. Toprağın sabit olduğunu dikkate alırsak, bu tehdidi belirleyebilmek için insanların ayaklarını suda bulmayacaklarından emin olduğu yüksekliği yaklaşık 3 ile çarpmak gerekmektedir. Buda aşağı yukarı 3metre olsun. Oysa dünya nüfusunun %20’den fazlası denizden üç metre yüksekliğin altında yaşıyor. Bir küresel modelleme, Bangladeş gibi bazı kıyıların 30 km’ye kadar geri çekileceğini öngörüyor. Fransa’da ise her bir metrelik yükselme için kıyıların 100 metre geri çekileceği tahmin ediliyor. Bu durum kumsalların heryerde yok olacağı anlamına gelmiyor. Çünkü yeterince tortu biriktirebilenler kurtulacak.
Suların yükselme limitlerini aşması
Kıyı topografyasının rezonans olaylarının merkezi olduğu yerlerde, suların ilerlemesi, güneş dünya ve ayın aynı hizada olduğu büyük genlikli gelgit ve fırtına dalgalarını daha büyütecektir. Suyun azami seviyesinin beklenenin üzerine çıkması limit aşımları daha sık olacaktır. Modeller, Loire halicinde, deniz seviyesinde 30 cm’lik bir yükselme için, 1,4 km’lik bir fazlalığın 100 yılda bir değil 10 yılda bir görüleceğini belirtiyor.
Akıntılar
Atmosfer okyanus ikilisi tarafından kullanılan enerjideki artışın El Nino ve El Nina olayları üzerinde sonuçları olabilir. Bununla birlikte, araştırmacılar bu yüzyıl boyunca ne Nino ve Nina salınımında kuvvetli bir hızlanma nede meteorolojik belirtilerinde bir yoğunlaşma bekliyorlar. Muhtemelen Kuzey Atlantik salınımı içinde aynı durum geçerli olacak. Buna karşılık Gulf Stream, küresel okyanus dolaşımının bir parçasıdır. Oysa, Gröland buzulunun olası hızlı erimesi, Gulf Stream akıntısın önünde bir tuzsuz deniz suyu barajı oluşturabilir. Bu baraj ise, akıntıyı yön değiştiremeye zorlayacak ve akıntının dönen bandı başlatıcı hareketi yapmasına engel olacak. Bu durumda başlatıcı hareket daha güneyde buluncak ki, bu da Batı Avrupa kıyılarının görünümünde hatırı sayılır bir değişime yol açacaktır. Yani modellere bakılırsa dah az ısınma olacak, ama soğuma olmayacak. Bu arada, dönen bandın durması okyanuslarda büyük bir düzensizlik oluşturacak.
Genel olarak, deniz seviyesinin yükselmesi ve yüzeyindeki ısı artışı, deniz buzullarının küçülmesi ile tuzluluk oranında, dalga rejimlerinde ve okyanus dolaşımındaki değişimler denizlerdeki ekolojik yapıları değiştirecek
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 16 Mayıs 2008, 16:25   #3 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

Altüst olan bölgesel hava durumları
Atmosferdeki sera etkisine neden olan gaz oranındaki artış kaçınılmaz olarak yağış ve sıcaklık artışa yol açacaktır. Bir yüzyıl kadar kısa bir zaman zarfında, bu kadar ani bir değişim bölgesel hava durumlarını alt üst edecektir. Yararlanılan iklim modeli ne olursa olsun, mevcut mevsimlik ve coğrafi farklar daha belirgin olacaktır. Ilıman enlemlerde nemlilik alanı genişlediği halde, yağış almayan ülkelerin durumu daha kötü olacaktır.
Daha sıcak geceler, daha az belirgin mevsimler, artan aşırılıklar… Geleceğin iklimi daha şiddetli ve belirsiz olacak.

Daha fazla yağmur, fakat bazı kurak bölgelerde daha az yağmur
Buharlaşma – yoğunlaşma döngüsünün hızlanması yağış hacminin artmasına yol açacaktır. Ne kadarlık bir artış? Belirsizlik büyük 1990’ a göre %2 ila %7. Bu fazlalık, küresel olarak daha çok yağmur yağacak bölgeler ile bugünkünden daha az yağış alacak diğer bölgeler arasında dengesiz dağılacak. En fazla ıslanacak bölgeler Ekvator ve yüksek enlemler olacak. Orta enlemlerde az bir değişiklik gerçekleşirken, dönenceler arası enlemler yağışların azaldığına şahit olacak. Ortalama olarak en kurak bölgeler dahil heryerde, ek ısıyla su döngüsüne giren enerji yüzünden büyük olasılıkla yağmurlar daha şiddetli ve aralıklı olacak. Avrupa ölçeğinde, özellikle kış aylarında kıtanın kuzeyi daha nemli olurken güneyi daha kuru olacak. Buna eşlik eden sıcaklık artışı, kar yağışını yağmura çevirecekki bu durumdan Kuzey Kutbu için iyi bir sonuç çıkartmak mümkün değildir.
Büyük bölgesel farklılıklar
Dünya ortalamaları, Dünyalıların somut gerçekliğine uygun olmayan matematiksel soyutlamalardır. Dünya simülasyonu çok büyük bölgesel farklılıklar göstermektedir. Öncelikle kıtalar ve okyanuslar arasında Kıtalar okyanuslara göre 2 kat daha hızlı ısındığından, kıyı bölgeler kıta içlerine göre daha az zarar görecektir. İkinci farklılık ise enlemler arasındadır. Kuzey Yarımkürenin yüksek enlemleri ve subtropikal bölgeler orta enlemlere göre en az 2 kat daha hızlı ısınacaktır. Diğer taraftan kışlar yazlara göre daha fazla ısı biriktirecektir. Bu sebeple Avrupa’nın bulunduğu enlemlerde daha az karlı ve donlu günler beklemek gerekir. Nihayet geceler gündüzlere göre daha fazla ısınacaktır. Avrupa’da Akdeniz havzası ve büyük kuzeydoğu kıtasal düzlüğü en önemli değişikliklere maruz kalacaktır
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 16 Mayıs 2008, 16:26   #4 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

Geleceğin belirliliği ve belirsizliği

İklimin ısınması atmosfer mekanizmasını ve su döngüsünü hızlandıracak. Hava daha “gergin” olacak. Belirleyebildiğimiz bundan ibarettir. Daha aşırı olaylar olacak mı? Su taşkınlarının ve aşırı sıcakların daha sık görülmesi muhtemel. Fırtınaların sayısı ve yoğunluğundaki artış ise bilinmezliğini koruyor.
Atmosfer daha istikrarsız olacak, ama hangi biçimde? Riskler açıkça saptanmış olsa bile belirsizlik büyük.

Ayrıntıları belirsiz değişim
Dünyanın büyük bölgelerindeki sıcaklık değişimi, sera etkisine neden olan gaz salınımındaki değişim ve atmosfer bileşenlerinin küresel ısınmadaki etkisinin belirsizliği imkan verdiği ölçüde değerlendirildi. Diğer taraftan, su buharı hareketinin modelleştirilmesindeki zorluk nedeniyle yağışların bölgesel değişimi daha büyük bir belirsizlik sunuyor. İklim değişimlerinin sonuçlarını incelemek açısından çok değerli olmasına rağmen, değişkenliğin zaman ve coğrafya bakımından daha ayrıntılı tanımı başka önemli belirsizliklere boyun eğmek zorunda kaldı.
Fırtınalar sıklaşacak mı?
İklim mekanizmasının işleyişindeki hızlanma, fırtınaların sıklığındaki bir azalış ve yoğunluğundaki bir artış ile kendini gösterebilir; buna, kuzeye doğru genişleyen dağıtım alanlarının değişimide eşlik eder. Bununla birlikte, incelemelerde ve modellemelerde insanların haklı korkusunu destekleyecek herhangi bir şey yoktur. Kasırgalar konusunda ise eğilim aynıdır ama nesnel unsurlar bunların kesilmesine müsaade etmez. Aynı şekilde, ortalama yağış miktarında azalma beklenen bölgelerde bile yoğun yağmur olaylarının artması bekleniyor. Net veriler olmasına rağmen dünyanın her yerinde su taşkınlarının artmasından korkuluyor.
Tepkiler
Yeterinde soğuk olduğunda oluşan buz, temas eden havanın soğuk kalması için gerekli miktarda ışık yansıtır. Tersine, buz erimeye başladığında toprağın öenmli bir yüzeyi açığa çıkar. Bu toprak daha fazla ışık emer, daha sıcaktır ve atmosferi ısıtarak erimenin hızlanmasıne neden olur. Bu olay, erime sürecini hızlandırdığı için pozitif bir tepki oluşur.
Değişkenlik veya ortalama
Alışılmadık olaylar, su taşkınları, aşırı sıcaklar veya fırtınalar, iklim parametrelerini belirleyen değer aralıklarının uç kısımlarında yer alır. Bu alışılmadık olaylar, söz konusu parametreler, hava bültenlerinde geçtiği şekilde “mevsim normallerinden” uzaklaştığı zaman görülür. İstatistikte, değerlerin ortalamasından uzaklaşmaya “değişkenlik” deniz. İklim doğal istikrarsızlığını belirlemek için, ortalamanın çevresindeki sayısal verilerin uzaklık dağılımı ölçülür. Oysaki bir parametrenin değişkenliğindeki değişim ile ortalamasındaki değişim tamamen aynı sonucu vermez. Gelecekteki iklimleri tahmin etmek, atmosferin alçak katmanlarındaki ısınmadan hangi matematiksel göstergenin daha fazla etkileneceğini bulmak şeklinde kısaca özetlenebilir
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 16 Mayıs 2008, 16:27   #5 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

2100′de Dünyamıza Hakim Olacak İklim

Çocuklarımız ve torunlarımız nasıl bir düyada yaşayacak? 22 yüzyılın eşiğinde dünya bugünküyle aynı görünüme sahip olmayacak. Bu bir gerçeklik. Ama nasıl bir görünüm? İşte, gelecekteki dünyanın ana hatlarıyla çizilmiş bir taslağı…
Amerikan National Geographic Dergisi 1976′nın Kasım sayısında “İklimimize Neler Oluyor?” diye soruyordu. 2004′te, iklim sapmasına karşı önlemler öngören Kyoto Protokolü imzalandı. 28 yıllık bir kayıp.

Öngörülen gelişmeler
Birinci gözlem, iklimin ısınmasının çok az yeni durum yaratırken mevcut durumları genişleteceğidir. Kuraklık ve su taşkınları gibi aşırı olaylar ön plana çıkacak. Bunlar daha sık ve daha şiddetli olacaklardır, belki de her ikisi birden. Bazı tayfunlar içinde aynı durum geçerli olabilir.
Enlem ve Boylam farkları
İkinci ağır saptama, birinci eğilimin etkisinin enlemle artacağıdır. Öyleyse kuzey bölgeler ve kutup bölgeleri, tropikal kuşağa göre daha fazla ısınacaktır. Birinci eğilimin etkisi boylama görede artacaktır. Mevsimlerin en belirgin olduğu geniş kıtaların merkezleri, ılımanlaştırıcı okyanusun temas ettiği kıyılara oranla iklim çalkantılarından daha fazla etkilenecektir.

Kaybolan adalar, eriyen buzullar

Üstelik yükselen deniz, 2100’de kıyı çizgilerini bozacak ve su seviyesindeki birçok subtropikal adayı yutacaktır. Nihayet gelecek yüzyıla girerken büyük nehirleri besleyen buzulların çoğu erimiş olacak. Kuzey Kutbunun erimesi hiç şüphesiz kutbun etrafında deniz trafiğine yol açacaktır.
Sonuçta 2100’de iklimler daha genişken ve aşırılıkları daha sert olacaktır. Kuzey Yarımkurenin ılıman kuşağındaki ülkeler, subtropikal sınırdakilerden, Afrika’nın güneyindekilerden, Akdeniz çevresindekilerden ve Orta Asyadakilerden daha az zarar görecektir.
Mercanların yok oluşu
Resiflerin ekolojisi belirsizlik bakımından zenginliğini korudukça, mercanların geleceğine ilişkin sorulara kimse cevap veremez. Kalker zincirine hapsolmuş bu hayvan sürüsü yaşamak için berrak, sıcak ve tuzlu suya, ışığa ihtiyaç duyar. Bunlar dünyanın bir çok yerinde bir araya getirilmesi zorlaşan koşullar. Kıyı kentleşmesi, kirlilik, aşırı balıkçılık, deniz suyu akvaryumları için balık alımı, gemilerin demir atması, dalgıçların zafer adımları dünyadaki resiflerin dörtte üçünden fazlasını kırılganlaştırdı. Sağlamlıklarını yitirerek bulaşıcı hastalıkların veya acanthaster türü deniz yıldızları ve bazı su yosunlarının kurbanı oldular. Daha kötüsü su yeterince berrak olmadığında yada daha da sıcaklaştığında, dokularında barındırdıkları yosunları yitirerek renklerini kaybediyorlar. Kalker iskeletlerini iyi durumda tutma yeteneğinden yoksun olduklarından mercanlar birkaç hafta içinde ölüyorlar.
Atmosferdeki ortalama sıcaklığın artışı okyanus yüzeyindeki artış ile eşdeğerdir. Oysa, 30Cnin üzerinde yosunlar bağlı oldukları mercanları terk ederler. Bu arada su ısındığı ölçüde genleşir, ve yükselir. Bu yosunların çok ışığa ihtiyacı vardır ve bunu ancak yüzeye yakın yerlerde bulabilirler. Mercanların misafirleri olan yosunlar aynı derinlikte kalmak için daha hızlı yükselmek zorundadırlar aksi takdirde ölürler. Bir çok tür bunu yapamaz.
Bu sebeple deniz seviyesinin yükselmesi mercan resifleri için ek bir tehdittir. O kadar ki, resiflerin insan etkinlikleri ile bozulmuş olmasından daha ebüyük sonuçlar doğurabilir. Mercanların yok olmasının korkunç ekolojik ve ekonomik etkileri olacaktır. Çünkü subtropikal kuşaktaki kıyı ülkelerinin, GSMH’leri hatta tek geçim kaynakları büyük ölçüde bu omurgasızlara bağlıdır. Besin maddesi bakımında son derece fakir olan bu sıcak sularda, resifler olmadan yaşam olmaz, dolayısıyla balık da olmaz. Mercan kitlesi olmadan, kıyılar dalgalara ve deniz darbelerine karşı savunmasız kalırlar. Mercan manzaralarının güzelliği olmadan turistik etkinlikler olmaz.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 09 Nisan 2010, 10:11   #6 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart


Tıp uzmanları küresel bir grip salgınının 62 milyon kişinin yaşamına mal olabileceği uyarısında bulundu.
Şimdiye dek görülen grip salgınlarının en büyüğü olan 1918'deki salgında 50 milyon kişinin öldüğü tahmin ediliyor.
Tıp dergisi Lancet'in uzmanları tıptaki tüm gelişmelere rağmen günümüzde benzer bir salgının bilançosunun daha da ağır olacağına inanıyor.
Dergide yazan Harvard Üniversitesi uzmanları salgından en fazla en yoksul ülkelerin etkileneceğini, HIV ve sıtma gibi unsurların hastalığı körükleyeceğini belirtiyorlar.
Şu ana dek, kuş gribinin ölümcül olabilen H5N1 tipi virüsü sadece 258 kişide görüldü. Ancak virüsün mutsayon geçirip insanlar arasında kolayca geçiş yapabilen bir niteliğe kavuşması halinde, ölümcül bir salgın yaşanabileceği belirtiliyor.
Böylesi bir durumda ada ülkesi olmasına rağmen İngiltere'de bile 50 ila 700 bin kişinin hayatını kaybedebileceği belirtiliyor.
Profesör Christopher Murray liderliğindeki ekik 1918-1920 yılları arasındaki İspanyol gribi salgınına bakarak, oranları 2004 yılı itibariyle küresel nüfus verilerine uyarladıklarında benzer şiddette bir salgının 51-81 milyon kişinin ölebileceği tespitine vardı.
Flu 'could wipe out 62 million'
A global flu pandemic could kill 62 million people, experts have warned.
The 1918 pandemic claimed 50 million lives, and experts in The Lancet predict the toll today would be higher than this, despite medical advances.
So far there have been only 258 cases of the latest strain of avian flu, H5N1, recorded in humans.
But the fear is that this strain could mutate and spread quickly and easily between people, triggering a deadly pandemic.
It is estimated between 50,000 and 700,000 people could die in the UK if such an event occurred.
To forecast how big the global death toll might be, Professor Christopher Murray and his team looked back at the events of the 1918-20 Spanish flu pandemic.
When they extrapolated the mortality rates then to the global population of 2004, they estimated 51-81 million people could die from a similarly severe outbreak and gave a median estimate of 62 million.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 09 Nisan 2010, 10:12   #7 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart


Bilim adamları, 21’inci yüzyılda Akdeniz bölgesinde özellikle de Yunanistan civarında büyük bir tsunami olacağını tahmin ediyor.
Akdeniz'deki en ölümcül tsunami 1908 yılında Sicilya'nın Messina kentini vurmuştu.
60 bin kişinin ölümüne neden olan depremin tetiklediği tsunamide bin 500 kişi hayatını kaybetmişti
.
İsviçre'nin Cenevre kentinde düzenlenen Avrupa Birinci Deprem Mühendisliği ve Sismoloji Konferansı’nda, Akdeniz'de yaklaşık her 136 yılda bir büyük bir tsunami olduğu belirtildi.
Son büyük tsunaminin Ege denizinin güneyinde 1956 yılında olduğu, dört kişinin öldüğü felakette gemilerin ve kıyıların zarar gördüğü hatırlatıldı.
Atina Jeodinamik Kurumu’ndan bilim adamı Gerassimos Papadopulos, Akdeniz'de son 50 yılda artan turizm faaliyeti ve turistik tesisler nedeniyle olası tsunaminin sonuçlarının ağır olabileceğini söyledi.
"Birkaç dakikada kıyıları vurabilir"
Akdeniz'deki tsunaminin, havzasının doğal yapısı nedeniyle, 2004 yılının sonunda Pasifik Okyanusu'nda 220 binden fazla insanın ölümüne neden olan tsunami kadar güçlü olmayacağı ve denizin tamamında etkili olmayacağı da belirtildi.
Papadopulos, Yunanistan ve İtalya yakınlarında çıkacak bir tsunaminin çok hızlı hareket edeceği ve birkaç dakika içinde kıyıları vurabileceği uyarısında da bulunarak, insanlar ve mülkler için riskin gözardı edilemeyeceğini, kıyılarda yaşayanların tsunami tehlikesi altında olduğu konusunda şüphe bulunmadığını ifade etti.
Papadopulos, küresel istatistiklere göre dünyadaki tsunamilerin yüzde 10'unun kaynağının Akdeniz olduğunu hatırlattı.
Akdeniz'e erken uyarı sistemi
BM, Asya ve Afrika'da tsunami erken uyarı sistemi için yaptığı çalışmaların bir benzerini Akdeniz'de başlatırken, AB'nin de gelecek ay Akdeniz bölgesinde olası tsunami kaynaklarının haritasının çıkarılması için 3.5 milyon euroluk bir projeyi başlatacağı bildirildi.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 09 Nisan 2010, 10:13   #8 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart Denizlerde Korku Veren Çekilmeler


Marmara Denizi'nin iki yakasında bulunan Silivri ve Erdek sahillerinde deniz suyu 30 ila 80 metre kadar çekildi. Yetkililerin de kafası karışık biri doğal derken diğeri değil diyor.
Silivri Belediyesi yetkilileri, denizin bu aylarda çekildiğini ve anormal bir durum olmadığını kaydetti.
Denizdeki çekilmenin bir hafta önce başladığı belirtildi. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Halil İbrahim Sır, çekilmenin depremle bir ilgisi bulunmadığını kaydetti. Sır, "Mevsimsel oynamalar, su seviyesindeki değişiklikler, Karadeniz'den gelen akımın düşmesi deniz suyunda çekilmeye neden olabilir." diye konuştu. Silivri halkı bu boyuttaki bir deniz çekilmesine ilk kez rastladıklarını söylerken, Muğla Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Profesör Doktor Ahmet Nuri Tarkan "Denizdeki su hareketlerini yalnızca bir nedene bağlamak genellikle doğru gözükmemektedir. Suların çekilmesine neden olabilecek faktörler arasında; dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesinden kaynaklanan saptırıcı coriolis kuvveti, atmosferik basıncı, sürekli ve sert esen rüzgarları, deniz suyunun sıcaklığı ve tuzluluğun neden olduğu değişimleri sayabiliriz." dedi.
ERDEK'TE DE DENİZ SUYU 30 METRE ÇEKİLDİ
Balıkesir'in Erdek İlçesi'nde deniz suyunun çekilmesiyle yaklaşık 2 kilometrelik sahil bandında kum adacıkları oluştu.
Erdek'in Düzler Beldesi'nde yazlık evlerin bulunduğu sahilde deniz suyu sabah saatlerinde yaklaşık 30 metre geri çekildi. Düzler Beldesi'nden Erdek'teki askeri kamplara kadar uzanan yaklaşık 2 kilometrelik sahil bandında denizin çekilmesi sebebiyle denizin içinde adacıklar oluştu. Deniz kıyısına demirlenen kayıklar karaya otururken, denizin içindeki midye ve istiridyeler de kum üzerinde kaldı. Kış olduğu için vatandaşların bulunmadığı sahil bandı boyunca denizin bazı bölgelerde daha fazla geri çekildiği ve denizin ortasında kum adacıkları oluştuğu gözlendi. Denizin çekilmesiyle Kyzikos Antik Kenti döneminden kalan taştan yapılmış Papaz İskelesi'nin kalıntıları da ortaya çıktı.
Aynı bölgede Eylül ayında ise daha kısa bir alanda deniz geri çekilmiş ve bölgede tatil yapan vatandaşlar arasından deprem söylentisi çıkmıştı.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 09 Nisan 2010, 10:16   #9 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart Küresel Isınma İki Adayı Yuttu

Birleşmiş Milletler'in 'dünya mirasları' listesinde yer alan adalardan ikisi sular altında kaldı. Bilim adamları olayın nedeni olarak küresel ısınmayı gösterdi
Hindistan'ın Ganj Nehri deltasında bulunan ve BM'nin dünya mirasları listesinde yer alan 102 adadan ikisi sular altında kaldı.
Adaların yok olduğu, Kalküta'daki Jadavpur Üniversitesi'nin yaptığı harita çalışmalarında ortaya çıktı. Haritadan silinen Suparibhanga ve Lohacharra adalarında yaşayan 10 bin kişi diğer adalara taşındı.
Yaşananları küresel ısınma yüzünden suların yükselmesine bağlayan bilim adamları, 102 adadan sadece 100'ünün haritasını yapabildiklerini, bunlardan 52 adada toplam 1.8 milyon kişinin yaşadığını, kaybolan iki adanın uydu tarafından da görüntülenemediğini belirtti. Küresel ısınma tehlikesine dikkat çeken araştırmacılar, batacak adalar nedeniyle önümüzdeki 10 yılda bölgeden 100 bin kişinin daha tahliye edilmesi gerekebileceğini kaydetti.
Bölgede 1965'ten beri fiziksel, biyolojik ve sosyal değişikliklerin göze çarptığını belirten bilim adamları, sıcaklıkta bir dereceden fazla artış olduğıunun belirlendiğini ifade etti.
Milliyet
Global Warming : Two Island Sinking
Two islands — Lohachara and Suparibhanga (also called Bedford) — have already vanished over the last three decades. The rising sea levels are a result of increasing temperatures or climate change across the globe, scientists say.
Some 10,000 people fled their homes over the last decade as the two Sunderbans islands slowly sank into the sea. The islands form part of the UN world heritage site of the mangrove forests, famous for the Bengal tiger.
Sugata Hazra, head of the School of Oceanographic Studies at Jadavpur University, has reported the alarming trend in a study commissioned by the Union environment and forests ministry.
"The sea levels could go up by 3.5 mm a year over the next few decades. This could wash out 15 per cent of the islands, displacing a further 70,000 people," he told The Telegraph. The report has been sent as a national communication to the UN Framework Convention on Climate Change.
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 09 Nisan 2010, 10:17   #10 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart Nadir Afrika Buzulları Eriyor


Kenya Dağı eteklerindeki Naro Moru köyü sakinleri her yıl zirve karlarının erimesine tanık oluyor. Sıcak güneşin yıl boyu ısıttığı buzullar, yıllarca tutundukları kayaları terketmek zorunda kalıyor, çünkü insan eliyle endüstriyel olarak dengesi bozulan iklim artık geçmişte olduğundan daha sıcak. Köylüler, Associated Press muhabirine dağlarda buzul erimesine bağlı olarak ufak şelaleler oluştuğunu ve bunların sesinin vadileri çınlattığını belirtiyor.
Kilimanjaro dağını içeren dağ sıralarının tepelerini süsleyen tropik buzullar yavaş yavaş eriyor. Bunun yanında Afrika kıtasının ortasındaki, eskiden Nil Nehri’ni beslediğine inanılan Uganda’nın Rwenzori tepelerindeki buzullar da yok olmak sürecinde. Bilim insanları, Afrika’nın üç yüksek tepesinde bulunan çok değerli tropik buzulların 50 yıla kadar tümüyle eriyebileceğini vurguluyor. Aynı tehlike Güney Amerika’daki And Dağları ve Avrupa’daki Alpler ve Asya’daki Himalayalar için de mevcut...
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 20:22.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

zurna | chat | sohbet | chat programı | site ekle | arkadas | Link | sohbet programı | chat odaları | toplist | irc | chat siteleri | chat odaları | chat sayfaları
zurna, chat, sohbet
zurna-chat-sohbet-program-indir-yukle-download


sohbet

Eğlence Sohbet Arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88