Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site  

Go Back   Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site > Sohbet-i Divan > Bunlari Biliyor muydunuz?

Submit Thread >  Add to Tagza.com: Social Bookmarking site Submit to AddThisTo Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Google Submit to Yahoo! This Submit to Technorati Submit to StumbleUpon Submit to Spurl Submit to Netscape  < Submit Thread
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 26 Nisan 2010, 11:07   #1 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart Bağlama Nedir? / Nasıl Çalınır / Bağlama Çalma Teknikleri

BAĞLAMA NEDİR ?

Bağlama ve Ailesi sazlarını tanıyabilmek için önce bu sazların atası olarak bilinen KOPUZ`un tanınması gerekiyor.
İnsanlar, su kabağının üst kısmına ince deriler gerdirip sap ilave etmişler ve kiriş tellerini deri üzerinden geçirmek sureti ile sesin daha net çıkmasını sağlamışlar. Yay ile çalınanlara "IKLIĞ" parmak veya mızrap türünden maddelerle çalınan türlerine de "KOPUZ" adını vermişler.
IKLIĞ yaylı sazların, KOPUZ ise mızraplı sazların atası olarak bilinmektedir. Kopuz, sonraları su kabağı yerine armudumsu şekilde ağaçlardan oyularak yapılmış, üzerine yine deri gerilmiş, kiriş teller takılarak uzun yıllar çalınmış, daha sonraları da derinin yerini ağaç (göğüs-ses tablosu), kiriş tellerinin yerini ise metal teller almıştır.
Mızraplı sazların atası alarak bilinen Kopuz, Türklerin en eski sazlarından biridir. En az 1500 yıl kullanılmış olan bu ünlü mızraplı saz, bugün yerini Anadolu`da bağlama ve ailesi sazlarına bırakmış olmakla beraber, Orta Asya ve Sibirya Türkleri tarafından halen kullanılmaktadır.
Bağlamanın ses sahası 2,5 oktav olup, ses tablosu üzerine yapıştırılan ilave perdeler ile ses sahası 3 oktava kadar da çıkarılabilir.
Bağlama ailesi sazlarını büyükten küçüğe aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.

MEYDAN SAZI
Meydanlarda çalınmasından dolayı Meydan Sazı denilmiştir. 12 teli bulunması nedeniyle bazı yörelerde 12 telli sazda denilmektedir. Meydan sazı bağlama ailesinin en büyük sazıdır. La sesine akort edilir. Form boyu 52,5cm, sap boyu 70cm, tel boyu 112cm, form eni ve derinliği 31,5cm dır. En ince teli 0,35 - 0,40 numaradır. Çoğunlukla kalın bam telleri kullanılır.

DİVAN SAZI
Meydan sazından biraz daha küçüktür. Dokuz telli yada yedi telli olarak kullanılabilir. Meydan sazından dört ses daha tiz akort edilir. Form boyu 49cm, sap boyu 65cm, tel boyu 104cm, form eni ve derinliği 29,5cm dır.

ÇÖĞÜR
Divan sazına yakın büyüklükte 9 ile 6 tel takılmakta ve 15 kadar perdesi bulunmaktadır. Akordu alt iki tel (La), orta iki tellerin birisi (La) diğeri ise (Re), üst teller ise (Sol) sesine akort edilir. Çöğür ile; Nefes, Ayin ve Semai gibi havalar çalınır. Bugün daha çok curası kullanılmaktadır. Çöğür Curası, çöğürün bir oktav daha tizi ve küçüğüne denir.

BAĞLAMA
Adını alan ailenin temel sazıdır. 17-24 perdesi vardır. Meydan sazından bir oktav, Divan Sazından ise beş ses daha tizdir. 6-9 tel takılır. Alt telleri(La) sesine akort edilir. Düzen değişikliklerinde orta ve üst tellerin akortları değiştirilir. Form boyu 42cm, sap boyu 55cm, tel boyu 88cm, form eni ve derinliği 25cm dır.
Bağlama, yapım itibarı ile sert ve zamanla şekil değiştirmeyen ağaçlardan imal edilir. Bunların yumuşak ağaç olmalıdır. Genellikle Dut, Gürgen, Kestane, Ardıç, Karaağaç, Ceviz gibi ağaçlardan yapılır.

Göğüs bölümünde kullanılan ağaçlar ise akustiği daha güzel elde etmek için Köknar, Çam, Ladin gibi ağaçlarlardır.

Bağlamanın sap kısmında ise Gürgen, Ak Gürgen, Ardıç veya Ceviz gibi sert ağaçlar kullanılır

Bağlamada ses çıkarabilmek için gövdesini sağ dizimizin üzerine koyar ve mızrapla (tezene) tellere dokunuruz. Perdelere basarak ta değişik nota seslerini elde ederiz.

Bunun yanında bağlamanın tellerini çeşitli seslere göre ayarlamaya Düzen denir. Düzenler bir ezginin bağlamadaki gerek tavır ve gerekse çalınış özelliğini ifade eder. Aynı ezgiyi başka bir düzenle icra edebildiğimiz halde esasen ahengi değişir. Bazı ozanlarımız kendilerine göre düzenler kullanmışlardır. Zaten düzen adlarının bir kısmının ozanlarımızın isimlerini aldığını görmekteyiz. Bağlama � da düzenleri yedi ayrı şekle ayırabiliriz :

Normal Düzen ( Bozuk Düzen veya Kara Düzen dendiği de görülmektedir )
Bağlama Düzeni ( Aşık Veysel Düzeni veya Veysel Düzeni dendiği de görülmektedir )
Misket Düzeni
Fidayda Düzeni
Müstezad Düzen,
Abdal Düzeni ( Bazlak veya Avşar Düzeni dendiği de örülmektedir )
Cura Düzeni


BOZUK
15-18 perdesi vardır. Üçerli gruplar halinde 9 tel takılır. Bağlama ebatlarındadır. Ortaya iki sarı ve bir ince çelik tel, üste ve alta ise birer kalın sarı ve ikişer çelik tel takılır. Sarı teller çelik tellere göre bir oktav daha pes akort edilir.
Genellikle Güney ve Ege yörelerimizde bozuk olarak bilinir ve çalınır. Bozuk düzeni oldukça yaygındır. Akortları ise alt(La), Orta(Re) ve üst (Sol) seslerine düzenlenir.

ASIK SAZI
Aşıkların ( Halk Ozanlarının ) çalmış oldukları bağlamaya aşık sazı denilmektedir. Normal bağlamaya göre sapı daha kısadır. 13-15 perdesi vardır. Dip perdesi (Re) değil Do`dur. 6-9 telli olarak kullanılır.

TAMBURA
Bağlamadan daha küçüktür. Divan sazından bir oktav tizdir ve divan sazının curası olarak bilinir. Bağlamadan da dört ses daha tizdir. Alt(Re) orta(Do) seslerine akort edilir. Form Boyu 38cm, sap boyu 50cm, tel boyu 80cm, form eni ve derinliği 22.8cm dır.

CURA
Bağlama ailesinin en küçük sazıdır. 7-16 perdesi 3-6 teli bulunmaktadır. Genellikle altı tellidir.Üç tek telli veya altta iki, ortada iki, üstte ise tek telli olanlarının yanı sıra iki telli olanları da vardır. Bağlama ve Bozuk düzenlerine akort edilir. İki telinin akort düzeni alt tel(La) üst tel(Re) dır.

BAĞLAMA CURASI
La sesine akort edilir. Bağlamadan bir oktav tamburadan ise beş ses tizdir. Form boyu 26,5cm, sap boyu 35cm, tel boyu 56cm, form eni ve derinliği 15,5cm dır.

TAMBURA CURASI
Re sesine akort edilir. Tambura`dan bir oktav, bağlama curasından dört ses daha tizdir. Form boyu 22,5cm, sap boyu 30cm, form eni ve derinliği 13,5cm dır.


__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 11:07   #2 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

Pratik Öneriler:

Bağlama düzeninde en alt boş tel re telidir.Orta boş tel sol teli,en üst tel ise la telidir.Temel olarak alt tel boş olarak re sesinden başlar ve mi sesine kadar iner.Pratik olarak ifade etmek gerekirse bir notadan sonraki 3.perde onun bir alt sesidir.Örneğin alt boş tel re sesidir 3 perde aşağıya inersek mi sesini buluruz istisna olarak si ile do ve mi ile fa sesleri yan yanadır.Si notasının hemen altında do notası vardır.Yine aynı şekilde mi notasının hemen altında fa notası vardır.

İyi bir bağlama icracısı olabilmek için düzenli bağlama egzersizleri yapmak gereklidir.Ne kadar çok bağlama egzersizi yaparsak o kadar çok parmaklarımıza hakim oluruz.Ve o kadar da notalara temiz basarız.Şu anda usta sayılabilecek tüm bağlamacılar çok iyi bağlama çalmalarına rağmen günde 2-3 saat egzersiz yapmaktadırlar.Tabiki o parmaklara duyguları verebilmek içinde çok iyi bir dinleyici olmak gerekmektedir.

Bağlama nın Bölümleri
Gövde: Tekne denilen bu kısım armudi biçimindedir. Genelde tekne dut ağacından oyularak yapılır.Ayrıca kestane, meşe ve kayın (gürgen) hatta kavak ağaçları da kullanılır. Fakat günümüzde dilimler halinde yapıştırılarak yapılan tekneler (yaprak saz) daha çok kullanılmaktadır.
Göğüs: Teknenin üzerine yapıştırılan tabla, sık elyaflı ağaçlardan yapılır. (Kızılçam, ladin, köknar gibi). Tek parça olabileceği gibi, kenarlara başka renkli ağaçlar da konulabilir.
Sap: Sazın perdelerinin bulunduğu kısımdır. Sert ağaçlardan yapılır.
Perdeler: Sapa bağlanan, notaların yerlerini belirleyen misinalardır. Sap üzerinde 7 ile 30 arasında bulunur.
Burgular: Bir ucu alt eşiğe bağlanan tellerin üst kısımda bağlandığı sapın uç kısmındaki deliklere yerleştirilen bir nevi makara işlevi gören özel şekil verilmiş tahta parçacıklarıdır. Tel uçlarının sarılı bulunduğu kulak olarak da isimlendirilen burgular, çevrilmek sureti ile tellerin gerginliğini, gevşetmek ya da arttırmak vazifesini görür. Akort işlevini gerçekleştirmeye yarar.
Üst Eşik: Burgulardan gelen tellerin, sap üzerinde eşit aralıklarla ve belli yükseklikte tutulmasına yarar. Genellikle sert ağaçtan sap üzerine oyularak takılır.
Orta eşik: Sap üzerinden gelen tellerin tellerin, göğüs üzerinde eşit aralıklarda ve belli yükseklikte durmasını sağladığı gibi telin titreşimini de göğüs vasıtasıyla tekneye iletir. Göğüs üstüne yapıştırılmaz. Gergin tellerle göğüs arasına sıkıştırılır.
Alt eşik: adına tarak da denen tellerin tekneyle bağlandığı sert ağaçtan yapılı kısımdır.
Teller : Eskiden at kılı ve bağırsaktan yapılan teller şimdi çeliktir.Orta ve büyük boy sazlarda düz tellerin yanında sırma tellerde kullanılmaktadır. Kısa sap (çöğür saz) ta tel sayısı ve kalınlıkları şöyledir:
Alt teller; iki adet 0,18mm çelik tel ve bir adet ince sırma tel olmak üzere 3 tanedir.
Orta teller; 2 adet 0,28 veya 0,30mm çelik tel
Üst teller;1 adet 0,18mm çelik tel ve bir adet kalın sırma tel.Toplam tel sayısı 7 tanedir.Uzun sap bağlama da tel sayısı ve kalınlıkları:
Alt teller; iki adet 0,20mm çelik tel ve bir ince sırma
Orta teller; Kısa sapla aynıdır.
Üst teller;1 adet 0,20mm çelik tel ve bir adet kalın sırma. Toplam tel sayısı 7 tanedir.







__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 11:08   #3 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

Bağlama Tavırları

Geleneksel bağlama icrasında tavır, düzenli tezene hareketlerine verilen addır. Ritmik yapıyı güçlendiren ve dinamik bir duyumsal yoğunluk sağlayan tavırlar, türkü boyunca düzenli devam edebileceği gibi yer yer de uygulanabilir.Bağlama da her yörenin ayrı bir tezene vuruşu vardır. Bu vuruşların hepsi ayrı ayrı o yörenin tavrıdır.Bunlar çeşitli vuruş kombinasyonlarının bileşiminden oluşur. Örneğin mızrap alttan vurulur ya da çekilir ya da üst tele taktırılır. Yalnız tavırlar tamamen birbirlerinden ayrılmaz.Yöreye göre benzerlikler gösterebilir.Örneğin: Kayseri tavrı sürmeli tezenesi ile birkaç senkoplu tezeneden ibarettir. Aynı örneği, Konya tavrı için de verebiliriz. Zeybek tavrının sonuna, bağlamanın üst telinin taktırılması ile Konya tavrı oluşturulur.

Yalnız çok önemli bir nokta var ki bu da tavırların her bağlama düzeninde çalınamamasıdır.B yüzden herhangi bir yörenin türküsü icra edileceği zaman öncelikle akordu ve daha sonra türkünün tavrı ile çalınmasına dikkat edilmelidir .Bazı bağlama tavırları şunlardır.

Ankara Fidayda:İsmini Fidayda türküsünden alan bu tavırda karar sesi çokça duyulmaktadır . Bazen bu ses yerine bir es de eklenebilir. Daha sonra gelen tezeneler ise çalınacak nota ile tekrar karar sesinin duyurulması şeklindedir.

Aşıklama:Sivas, Erzincan ve çevresi başta olmak üzere deyiş ve semahlarda uygulanan yaygın bir tavırdır.Bu tavrın en önemli özelliği tezenenin aşağıdan yukarı doğru bütün telleri tarayarak çıkmasıdır.
Azeri Tavrı:Genellikle alt tel kullanılarak icra edilir. Karşılama ve Silifke tavırlarına benzemesine karşılık, vuruşların süratleri açısından farklılık gösterir. Karşılama mızrabında ilk vuruş üst ve orta tellerin taranmasından sonra, tezene alt telde hareketini tamamlar. Azeri tezenesinde ise bu çalış yalnızca alt telde gerçekleştirilir.
Karadeniz Tavrı:Özel bir bağlama tavrı olmaktan çok başka enstrümanlarla çalınan karadeniz türkülerinin bir bazılarında, bağlamayla icrada uygulanan genelde bir ölçülük tezene hareketlerini kapsayan tavırdır.

Karşılama Tavrı: Aşıklama tezenesinin tam tersi olarak karşılama tezenesinde ilk vuruş yukarıdan aşağıya bütün telleri tarayarak çalınmasıdır. Bazen bu tarama yerine yalnızca üst tele vurularak veya es alınarak da çalınabilir.
Kayseri Tavrı:Bir tezene tavrı olmaktan çok yöreye has çalış şekline denir.Kayseri tavrı, sürmeli tezenesi ile birlikte bazı seslerden önce genellikle 32'lik seslerle beraber, sağ elin bağlama göğsü üzerinde bir daire çizilmesi ile uygulanır. Bazı nota cümleleri tirilli, bazı notalar esli çalınarak oluşturulan Kayseri tavrının en önemli özelliği, esli notalarda tezenenin bir daire çizerek bu işlemi görmesidir.
Konya Tavrı : Konya türkülerinin karakterstik tavrıdır. Türküye dinamik ve belirgin bir ritim akışı sağlar.Konya tavrının en önemli özelliği, bağlamanın en üst tel gurubuna (sol sesine) taktırma yöntemidir. Bir zeybek tezenesinden sonra yukarı doğru sol teline taktırmadan ibarettir.
Silifke Tavrı : Silifke ve çevresi türkülerinin icrasında uygulanan tavırdır. Duyum olarak zeybek tavrının aynıdır. Fakat görsel olarak zeybek tavrının yön itibarı ile tam tersidir. Silifke yöresi türkülerinin metronomunun hızlılığı nedeni ile genellikle alt tel kullanılarak icra edilir.
Zeybek (Ege) Tavrı : Ege bölgesi türküleri ve özellikle zeybeklerde uygulanan birkaç ayrı tezene vuruş kalıbından oluşan tavırlara denir.
__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 11:10   #4 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

Bağlama Düzenleri
Müzik aletlerinin seslerinin ayarlanmasına genel anlamda Akort denir. Düzen kelimesi daha çok Türk halk sazları için kullanılır. Bağlamada düzen denildiğinde tellerin belli bir sisteme göre akort edilmesi akla gelir. Düzenden kasıt aslında bu değildir. Düzen, yapılan değişik akortların adıdır. Aslında halk kendisine yabancı olan akort kelimesini kullanmamış, ısrarla düzen demiştir. Bazı durumlarda akort yerine kaynaşma, uyuşma, bağdaşma gibi tabirlerde kullanılmıştır. Düzen kelimesi sadece teller için kullanılmıştır. Sazın her türlü denge ve ayarı için de düzen kelimesi kullanılmıştır (Bu düzende bunu çalamam veya söyleyemem gibi)

Düzen bilme, bağlama çalanlar için çok önemlidir. Bağlama Belli bir uyum ve titizlik içinde yapılır. Düzen yapılırken konuşulmaz, gürültü yapılmaz, bir başkası tarafından saz çalınmaz. Bunun için şöyle bir hikaye anlatılır. Aşığın birisine çok sevdiği değer verdiği yakın arkadaşı başka bir aşığın ölüm haberi gelir. Aşığın tepkisi hiç umulduğu gibi değildir, başlar saz çalıp neşelenmeye, en yakın can Bağlama dostunun ölümüne üzülmeyişinin sebebini soranlara cevabı şudur: İyiydi, hoştu ama ben ne zaman düzen yapsam saz çalardı.

Düzen yapmaya alt tellerden başlanır. Alt teller kendi aralarında kaynaştıktan sonra orta ve üst tellere geçilir.

Düzenin tam yapılıp yapılmadığını anlamak için düzenin durumuna göre her üç tele birden vurularak seslerin tınlamaları kontrol edilir. Sap üzerinde değişik tellerde aynı sesleri veren perdelerin ses uyumu kontrol edilir.

Düzen kavramı, bağlama türünün gelişmemiş ilk şekillerinden itibaren vardır. İlk çağlarda, sapın ucunda düzen burguları olmamasına rağmen, teller belli bir alışkanlık içerisinde gerilerek sapa ilmik yapılırdı. Sonraki dönemlerde bu sazlarda düzen burguları görülmeye başlamıştır. Kopuzda da, kuruluca kopuz kavramıyla düzenin belli bir anlayış içinde yapıldığı tahmin edilir. Bu ilk örnek sazlarda melodi henüz yoktu. Saz çalmaktan amaç ritm ve ses çıkarmaktı. Daha çok söze ritmle eşlik etmekti. Melodik yapının gelişmesiyle tel sayıları artmış ve değişik düzenler yapılmaya başlamıştır.

Kırgız Türklerinde düzene berene denilir. Bugün Balıkesir yöresindeki Barana havalarının berene sözcüğü ile bir ilişkisi olabileceği düşünülebilir.

Gerek gelenekte, gerekse günümüzdeki profesyonel Bağlama icralarda düzen yapma ve düzen bilme önemlidir. İyi bir bağlama sanatçısının düzen bilme zorunluluğu vardır. Bu yöresinde de böyledir. Bir Misketi Misket düzeninde, Şeker Oğlanı Bağlama düzeninde, Hüdaydayı Hüdayda düzeninde bir Çiçek Dağını da Bozuk düzende Bağlama çalamayan kişiyi bağlama sanatçısı olarak kabul etmezler. Bu örnekleri diğer yörelerimizde de görmek mümkündür. Yukarıda belirtildiği gibi çalınacak parçaya göre düzen yapma geleneği vardır ve çalınan parçaların dizileri birbirinden farklıdır. Buradan farklı diziler farklı düzenlerde çalınır yargısına varmak yanlış olur. Birbirinden farklı dizileri olan birçok parça Bozuk düzende çalındığı gibi, dizisi Şeker Oğlandan çok farklı olan Kalenderi Divanı da Bağlama düzeninde çalınmaktadır. Şeker Dağı Bozlağını da Misket Düzeninde çalma alışkanlığı vardır. Dolayısıyla, parçaların çalınış özellikleri ve tavrı, değişik düzenler yapma gereğini doğuruyor diye biliriz. Ayrıca Hüdayda Bağlama oyun havasında olduğu gibi parçaya göre düzen düşünülebilir. Misket, Müstezat, Bozlak düzenlerinde olduğu gibi diziye göre düzen kavramı ortaya çıkmaktadır. Bağlama ebat ve türlerini göz önünde bulundurursak bağlamanın yapısına göre düzen yapıldığı kolaylıkla görülebilir. (Tanbura düzeni, Çöğür Düzeni,Cura Düzeni v.b). Genellikle Alevi ve Bektaşi Dedelerinin çaldığı iki telli veya Dede sazı denen saz, alt ve üst olmak üzere iki sıra tellidir. Düzeni de farklıdır (Alt tel La, Üst tel Mi). Buradan tel adetine göre düzen düşünülebilir.

Bazı parçaların hem Bağlama, hem de Bozuk düzende çalındığı düşünülürse ortama ve isteğe göre düzen kavramı ortaya çıkar. Misket ve Müstezat düzenlerinin bazı yörelerde Kayseri, Karadeniz gibi düzenlerin olması yörelere göre düzen yapıldığını gösterir. Azeri, Abdal, Türkmeni gibi düzenler insan topluluklarına ait düzenlerdir. Aynı yörelerden bazı aşıkların farklı düzenler çalmaları kişilere göre düzen olabileceğini gösterir. İcranın ve okuyucunun ses yapısına göre bazen transpoze çalma, bazen de akort değiştirme alışkanlığı vardır (Misket düzenindeki parçaların Bozuk düzende Sİ, LA, RE perdesi üzerinde çalınması gibi). Buradan da kişilerin seslerine göre düzen yapıldığı ortaya çıkar. İcra edilecek parçanın ses genişliğine göre düzen düşünebilir. (Dokuz perdeli bir cura ile bir buçuk oktav ses genişliğindeki bir parça Bağlama düzeni yapmayı gerektirir). Bazen bağlama üzerindeki tel kalınlığı istenilen akortu yapmaya elverişli olmayabilir. Bu durumda da değişik düzen yapılabilir. Ayrıca hızlı hareketi gerektiren parçalarda daha kolay çalınabilecek başka bir düzende çalınma yoluna gidilebilir. Konservatuarlar gibi bağlamanın eğitiminin yapıldığı kurumlarda düzen kavramının açıklık kazanması, hızlı icra, temrin, ajilite gibi çalışmalar için de düzen değiştirilebilir. Bazen de duyulmak istenen karar sesi için düzen değiştirildiğine rastlanır. Bağlama bazı yörelerin kendine özgü olan yöresel sazlarına benzetilmek istenir. Bunun için de bağlamanın telleri benzetilmek istenen sazın özelliklerine göre değiştirilir ve düzenlenir (Karadeniz parçalarını bağlamada çalarken kemençe akortu yapıldığı gibi). Çok özel hallerde, profesyonel icralarda, ebadı birbirinden farklı olan sazları kendi bünyelerine uygun olmayan düzenlerde de çalma durumu ortaya çıkabilir. Yukarıda bahsedilen konulardan da anlaşıldığı gibi düzen yapmayı gerektiren bir çok sebep vardır.

Düzenler şu durumlara göre ortaya çıkmışlardır.

1- Dizilere göre; 2- Melodik yapıya göre; 3- Seslerine göre; 4- Tavırlarına göre; 5- Çalınacak ezgiye göre; 6- Ritmik yapıya göre; 7-Bağlamanın boy ve ebadına göre; 8- Bağlamanın tel durumuna göre;9- Yörelere göre; 10- İnsan topluluklarına göre (Boy, kavim, aşiret,vb.); 11- İcra durumuna göre; 12- Kişiye göre; 13- Ortam ve isteğe göre; 14- Diğer (çalışma, egzersiz, gösterivb.)
Evrenselleşme yolunda hızla ilerleyen bağlamada, ulusal ortak zevkin ve tercihlerin oluşmasında önemli adımlar atılmaktadır. Ancak bu gelişmenin tek düzeleşme ve bağlamanın yalnızca belli bir yönünü içine alarak oluşma tehlikesi belirmiştir. Gerçek entellektüellerin toplumu bu anlamda ileriye taşıyamaması ve serbest piyasa üretimlerinde pazar kaygısı güdülmesi bu oluşumun temel etkenlerindendir. Unutulmamalıdır ki; Anadolu kültürü ve bağlı olarak müziği bir bütündür ve bu bütünün ilerici nitelikli olan her değeri özenle korunmalı, geliştirilmeli ve geleceğe aktarılmalıdır

__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 11:17   #5 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

Bağlama Hakkında Teknik Bilgiler


Bağlamanızın özellikleri nasıl olmalıdır.
1. Sizin vücut yapınıza uygun olmalıdır
2.Burgular kolay çevrilebilir ve sıkılığının iyi olası gerekir.Burguların tahtadan yapılması önemlidir.
3.Eşikler iyi ayarlanmış olmalıdır.
4.Perde bağları sıkı olmalıdır.
5.Bağlama sapı çok kalın olmamalıdır.
6.Tezenenin ne çok kalın ne de çok yumuşak olması önerilir.

Tutuşlar
1.Vücut yapınıza uygun bir sandalyeye oturunuz.
2.Sağ kolunuzu bağlamanın gövdesine bastırarak sağ eliniz tellere yaklaştırınız.Önemli bir nokta ise sol elinizi bağlamanın sapından çektiğiniz zaman bağlamanın dengesinin bozulmaması gerekir.Zira bağlamayı dengede tutan sağ elimizdir.
3.Bağlamanın sapı vücudumuza göre biraz çapraz durmalıdır.


Bağlama da Perde Ayarı



A = Eşik ile Re perdesinin boyu

B = Perde yada sap boyu
C = Tekne boyu
D = Eşik mesafesi ( Teknenin 1/5'i )
E = Alt eşik ile üst eşik arası ( Tel boyu )

Tekne boyuna göre sap ölçüsü ne olmalıdır?
A / 0.6 = B ( Uzun sap için )
A / 0.8 = B ( Kısa sap için )
C / 5 = D ( Alt eşiğin konulacağı mesafe )
Örnek :

40 cm teknemiz olsun. Bu tekneye takılacak ( uzun ) sap boyunu hesap edelim.

Formülümüz şu : A / 0.6

Önce "A" yı bulmalıyız. Bunun için önce "D" yi bulup tekne boyu olan 40 cm den çıkaralım. "D" tekne boyunun 1/5 i olduğuna göre ,40 cm'yi 5'e bölelim. Sonra tekne boyundan çıkarttığımızda "A" yı bulmuş oluruz.

40 / 5 = 8 cm ( Eşik mesafesi )

40 - 8 = 32 cm ( Eşik ile re perdesi arası )

32 / 0.6 = 53.33 cm ( Takılacak sap boyu )

40 cm'lik bir tekneye takılacak sap boyunu bulmuş olduk. Bu hesap pratikte tekne boyuna 12 - 13 cm ilave edilerek te bulunabilir.

Kısa sap için de A / 0.8 formülü kullanılarak sap boyu bulunur. Çıkacak sonucun tekne boyu ile aynı olduğunu göreceksiniz. Yani 40 cm lik bir tekneye 40 cm sap takılır.

Perde ayarı nasıl yapılır?
Yukarıda anlattıklarım imal aşamasında bağlamanın standartlara uygun olarak üretilmesine yarayacak bilgilerdi. Ancak, üretilmiş bağlamaların , ne yazık ki çoğu göz kararı imal edildiğinden perde ayarının ölçülerini elimizde bulunan bağlamaları dikkate alarak veriyorum. Şimdi ,perde ayarının hesap makinesi yardımı ile nasıl yapılacağına bakalım.
B * 0.6 = A ( uzun sap )
B *0.8 = A ( kısa sap )

sabit sayı


0.9438747
0.9438747 ( sayısını yazdıktan sonra ,hesap makinesinde 2 kez * tuşuna basın ) sayısı ile tel boyu ( E ) mesafesi çarpılır. Çıkan rakam bize "si bemol" perdesinin yerini verdi. Bundan sonra sürekli ( = ) eşittir tuşuna basılır. Her basılışta çıkan rakam, bize sırası ile perde yerlerinin ölçüsünü verecektir. Yani sırası ile şu perdelerin yerlerini bulmuş olacağız :

si bemol ,si , do , do diyez , re , mi bemol , mi , fa , fa diyez , sol , la bemol , la , si bemol , si , do , do diyez ,re.

Bulduğumuz perde yerleri ana sesler ve yarım seslerin yerleridir. Koma seslerin yerlerini yarım sesleri 2 ye bölerek ( yani iki perdenin tam ortasına bir perde bağlayarak ) buluruz. Unutmamamız gereken basit bir nokta da metreyi kullanırken yukarıdaki resimde çizdiğim gibi , teknede tellerin bağlandığı noktadan itibaren metreyi kullanmalıyız..

__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 11:19   #6 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

Bağlamanın Tarihçesi



BAĞLAMA'NIN ANADOLU KAYNAKLARI

Uluslararası çalgı sınıflandırma sistemine (Sachs-Horbostel) göre bağlama, uzun lutlar (long-luthes) sınıfına girmektedir. Yapı olarak, sap boyuna göre daha küçük bir gövdeden oluşan bu tip çalgıların, oldukça uzun bir geçmişi bulunmaktadır. Bu geçmiş içinde başlıca Anadolu, Orta doğu ve Asya kaynakları öne çıkmaktadır.
İngilizce luthadı, Arapça "el-ud"dan gelmektedir. Endülüs kültürü aracılığıyla bu isim Avrupa kültürüne geçmiş ve luth, lauta, lauda gibi adlara dönüşmüştür.
Uzun saplı lutların tarihsel olarak görüldükleri ilk kaynak, MÖ. 3. bine ait, Akad devri silindir mühürleridir.
Özellikle MÖ. 2. binden başlayarak, daha küçük yapıdaki uzun saplı lutlar, Doğu Akdeniz, Mezopotamya ve Doğu Asya'da bulunmuştur.

Bu türlerin bilinen en eski örnekleri, MÖ. 1730-1580 tarihlerinde Mısır' da görülmektedir. Bunlar sapın uç kısmına doğru sivrilerek uzayan örneklerdir. Ayrıntılı resimler üzerinde açıkça görülebilmektedir ki, çalgı, üzerine bağlanmış bir mızrap veya çalanın bileğine bağlanmış bir tel aracılığıyla çalınmaktadır.
Bağlama benzeri çalgıların Anadolu'da bulunan en eski örnekleri ise, MÖ. 1680-1375 tarihlerinde, Eski Hitit Dönemi'ne aittir. Ayrıca, Zincirli ve Kargamış'ta (G. Antep) da, Geç Hitit Dönemi'ne ait çeşitli kabartma taş levhalar üzerinde de bu tip çalgılara rastlanmıştır.Bu tür çalgıların Frigler, Lidyalılar ve Urartularda da kullanıldığı bilinmektedir.
Bizans döneminde, 5. yya ait mozaikler üzerinde, "pandura" adı verilen, üç telli ve perdesiz örneklere raslanmaktadır. Bu mozaik Selçukluların Anadolu'ya gelişinden önce de, bu tür çalgıların Anadolu'da kullanılmakta olduğunun bir göstergesidir. L. Picken'a göre, uzun saplı lutların asıl kaynak yeri, Suriye ve çevresidir. Bu tip çalgılar, olasılıkla 2500 yıl önce Asya'ya geçmişti. Çünkü 2. ve 3. yylarda, benzer çalgılara Çin'de de rastlanmaktaydı.
Bağlama benzeri çalgıların batıya yeniden getirilişlerinde, Türklerin aracılığı etkili olmuştur.Asya Türkleri arasında, bağlamaya benzeyen ilk örnekler, eski Kırgız Türklerinin yerleşim alanı olan Hakas bölgesinde bulunmuştur. İki telli olan bu örneklerin perdeleri yoktur. Bu çalgının perdeli örneklerine günümüzde "dutar (ikitelli)" denilmektedir. Genel olarak Asya Türkleri, bağlama tipli telli çalgılara "kopuz" yada "komıs" adını vermektedir. Asya kopuzlarında, tel sayısı ikiden fazla olanlara da (tanbura anlamında) "dambra" yada "dombra" denilmektedir. Gürcüler, bu tip çalgılara "pandur" demektedirler. Bu ilişki ve benzerlikler, "pandura" ile "tanbura" arasındaki yakınlık ve yaygınlığa da dikkatimizi çekmektedir.
Günümüzde özellikle Balkanlardan başlayarak, Anadolu, Suriye Irak, Gürcistan, Ermenistan Azerbaycan ve Asya'ya uzanan bölgede karşımıza çıkan bu tür çalgıların yayılmasında, Osmanlı Türkleri'nin de etkili olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde Balkanlardaki uzun saplı çalgı kültürünün yaygınlaşmasında ve genel anlamda batıya doğru olan yayılmada, Osmanlıların iskan politikalarının etkili olduğu anlaşılıyor.

Anadolu'da, bağlama ailesi çalgıların, olağanüstü bir çeşitlilik sunması ve hemen her yörede kullanılması, çalgının "yerli"liği adına önemlidir. Anadolu sazlarında, bu türden çalgıların adlandırılmasında, farklı yöntemler uygulanmıştır. Sözgelimi tel sayısına göre, boyuta göre, çalındığı akorda ve hatta çalındığı yere göre yapılan adlandırmalar yaygındır. Önceleri "ikitelli"den "onikitelli"ye kadar değişen ve tel sayılarına göre yapılan adlamanın yerini, giderek çalgının boyuna, çalındığı akorda yada çalındığı yere göre yapılan adlamanın aldığı görülür. Sözgelimi cura, ırızva, bağlama, bozuk, tanbura, çöğür, divan sazı, meydan sazı gibi adlar, bu dönüşümün tipik örnekleridir. Bağlama, bozuk gibi adlar, hem özel bir tür, hem de bir akort bildirmektedir. Divan sazı, meydan sazı gibi örnekler, çalgının, mekansal büyüklüğüne de çağrışım yapan adlamalara örnektir.
Anadolu sazlarındaki bu adlamaların tarihsel gelişimini incelerken, yararlanılan önemli kaynakların başında, halk ozanlarının şiirleri gelmektedir. Yunus Emre (XIII.yy)'den başlayarak, kopuz, çeşte (şeştar-altıtelli), tanbura, cura, saz, bağlama, çögür gibi adların, sıkça bu metinlerde geçtiği görülür. Kaygusuz Abdal (XIV.yy), Pir Sultan Abdal (XVI. yy), Kazak Abdal (XVI.yy), Köroğlu (XVI.yy), Karacaoğlan (XVII.yy), Dadaloğlu (XIX.yy), Dertli (XIX.yy), Aşık Veysel (XX.yy) gibi daha pekçok ozan, hayatlarını paylaşan bu sadık dost için, şiirler söylemişlerdir.
Ali Ufki (XVII.yy), Kantemiroğlu (XVIII.yy) gibi Osmanlı Saray hizmetinde bulunmuş hristiyan kökenli Avrupalı tutsaklar, o dönemin müzik ve çalgılarıyla ilgili önemli bilgiler vermektedirler. Özellikle tanbur, şeştar gibi isimlere onların eserlerinde de rastlanmaktadır.
Önemli bir başka kaynak olarak, yabancı gezgin ve resmi görevlilere ait seyahatnamelerin kayda değer gözlem ve bilgiler içerdiği görülmektedir. XV. yydan itibaren gelişmeye başlayan ancak özellikle XVII. yydan sonra yoğunlaşan bu kaynaklarda da, saz kültürüne ilşkin pekçok bilgi elde etmek mümkündür. Nicholay (XVI.yy), Blainville (XVIII.yy), Fonton (XVIII.yy), Toderini (XVIII.yy), Vileatteaou (XIX.yy) gibi yabancı gezginlerin yanısıra, yerli gezginlerin en öenmlisi olan Evliya Çelebi (XVII.yy), 'den de telli çalgılarımıza ilişkin bilgiler derlenebilmektedir.

Bağlama benzeri çalgıların günümüzde yaygın olduğu bölgelere bakıldığında, bunların antik dönemlerdeki dağılımla hemen hemen örtüştüğünü görmekteyiz. Tarihsel gelişmenin etkileriyle yayılmanın yönünün, daha çok doğudan batıya doğru olduğu söylenebilir. Özellikle lut - lavta türlerinin, Avrupa Ortaçağ ve Rönesans müziklerinde önemli bir rol üstlendiği görülüyor. Minnesaenger, meistersinger, troubadour gibi adlar alan, Ortaçağ'ın gezgin şair-besteci müzisyenlerinin büyükçe bir bölümü, şarkılarını lavta eşliğinde söylemekteydiler. Batıda Barok dönemde de gözde olma özelliğini sürdüren lut - lavta müziği, Klasik Dönemle birlikte önemini kaybetmeye başlamıştır.
Günümüzde, bağlama benzeri çalgıların hala oldukça geniş bir ülkeler coğrafyası içinde kullanılıyor olduğunu görüyoruz. Uzakdoğudan Asya kültürlerine, ortadoğudan Anadolu'ya, Balkanlardan Akdeniz kültürlerine hatta Latin kültürlerine dek, çok değişik form, ölçü ve adlar altında kullanılan bağlama benzeri çalgıların, farklı kültürlerden insanlarla olan ilişkisinin daha uzun yıllar, gelişerek devam edeceği görülmektedir. Halk müzikleri içinde de çoğu ülke için, bu aileden çalgılar, vazgeçilmez bir değer taşımaktadır.

__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 12:54   #7 (permalink)
Yeni
 
Üyelik Tarihi: 28 Aralık 2009
Mesajlar: 12
Standart

Katrem güzel paylaşım hayatta en cok istediğim bağlama calmaktı okul yılarımda hatta en büyüğünden divan sazı almıştım kendim öğrenemedim calmayı ders almaya gitiğimde hoca sende müziğe yatkın bir kabiliyet göremiyorum diye hayallerimiyıkmıştı ama icimde hep biruktedir bağlama calmak teşk paylaşımın icin.
__________________
Ordunaryus isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 22:47   #8 (permalink)
Uzman
 
Katrem Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 29 Mart 2010
Mesajlar: 2.738
Standart

ben tşkler ederim yorumunuz için
__________________




Hz. PeygambeR’in İfadesiyLe* “HaksızLık Karşısında Susan DiLsiz ŞeyTandıR.”

" G ö n ü l, çalamazsan aşkın sazını,ne perdeye dokun, ne teli incit.
Eğer çekemezsen gülün nazını ne dikene dokun ne gülü incit..."

Her şeyi bilmene gerek yok , Haddini bil yeter !
Katrem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 23:01   #9 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

Alıntı:
Ordunaryus Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Katrem güzel paylaşım hayatta en cok istediğim bağlama calmaktı okul yılarımda hatta en büyüğünden divan sazı almıştım kendim öğrenemedim calmayı ders almaya gitiğimde hoca sende müziğe yatkın bir kabiliyet göremiyorum diye hayallerimiyıkmıştı ama icimde hep biruktedir bağlama calmak teşk paylaşımın icin.
ehhh yani bukdarıda pes hoca cok akıllıymış ordunaryus helel olsun hocaya
saol katrem paylaşım icin güzel yüreğine sağlık
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 26 Nisan 2010, 23:04   #10 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

ELEKRO BAGLAMA

Ürün Detayı



GİTAR BURGULU SEDEFLİ BAGLAMA

Ürün Detayı



GİTAR BURGULU BAGLAM

Ürün Detayı



KISA SAPLI SEDEFLİ BAGLAM

Ürün Detayı



ELEKTRO BAĞLAMA

Ürün Detayı


elektro sedefli saz

Ürün Detayı



SHADOW BAĞLAMA

Ürün Detayı


DÖRT TELLİ ELEKTRO BAGLAMA

Ürün Detayı
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:59.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

zurna | chat | sohbet | chat programı | site ekle | arkadas | Link | sohbet programı | chat odaları | toplist | irc | chat siteleri | chat odaları | chat sayfaları
zurna, chat, sohbet
zurna-chat-sohbet-program-indir-yukle-download


sohbet

Eğlence Sohbet Arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88