![]() |
|
|
#21 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 20.220
|
Siverek'in meşhur mevkiilerinden Hacı Pınar düzünde dükkanı olan Bakkal Mahmud'un güzel mi güzel bir kızı vardır.
Olayın yaşandığı dönemde Siverek'te bulunan Süvari alayında askerlik görevini yapan bir genç Hacı Pınarındaki Bakkal Mahmud'un dükkanının önünden geçerken, babasına yardım için dükkanda bulunan kızı görünce mıhlanır kalır. Gözü kızdan başka birşey görmez olur. Kız da bunun farkına varır. Asker bundan sonra sık sık alışveriş bahanesi ile oradan gelir gider. İki genç birbirine vurulmuşlardır. Gençlerin tavırları komşularının da dikkatini çeker. Kizin babası da işin farkına varır. Asker kızı babasından ister. Ancak bu yabancı gence verecek kızı yoktur babanın. Kız derdini türküye döker ve oğlana "Şimdi söyleyeceklerini duyunca üzülmemesi için", "Bir cigara(sigara) iç oğlan" iç ki üzüntün biraz azalsın, "Gel kapıdan geç oğlan", "Beni sehen(sana) vermezler" boşuna uğraşma beni sana vermezler der. Bu sevdaya dayanamazsın ,erimeni ve yıkılmanı istemiyorum. "Bu sevdadan geç oğlan" diye sevdiğinin umudunu kesmesini ister. Oğlan ise, içindeki sevda ateşini "Hacı Pınar'ın düzü, felek ayırdı bizi" deyip kızı vermeyen anne babayı feleğe benzeterek sitemini dile getirir. "Bakkal Mahmud'un kızı, yaktı yandırdı bizi" dizeleriyle bu sevda ateşinin yüreğini yakıp kavurduğunu dile getirir. Kız ise oğlanın kendisine de sitem ettiğini sanarak "Oğlan seni seviyem, kimselere demiyem" diyerek oğlana sevdalı olduğunu belirtir. "Anam babam vermiyor da onlara edemiyem" sözleriyle, istemeyenin kendisi olmadığını, anasının babasının vermediğini ve onlara da gücünün yetmediğini anlatmaya çalışmaktadır. Nihayet babasının kızı vermeyeceğini anlayınca kızla anlaşarak kaçmaya karar verirler. Sözleştiği bir gece kızı atına attığı gibi kaçırır ve kendi memleketine götürür. Araya yıllar girer. Çoluk çocuk derken barışırlar. Daha sonra Şanlıurfa'nın Ceylanpınar ilçesine yerleşirler. Hayatlarının sonuna kadar burada yaşarlar. Bir Cigara İç Oğlan Bir cigara iç oğlan Gel kapıdan geç oğlan Beni sehen vermezler de Bu sevdadan geç oğlan di gel gel Oğlan seni seviyem Kimselere demiyem Anam babam vermiyor da Onlara edemiyem di gel gel Hacı Pınar'ın düzü Felek ayırdı bizi Bakkal Mahmud'un kızı da Yaktı yandırdı bizi di gel gel Kekliğim avla beni Dağlara salma beni Gece yanında uyut Gündüzler bağla beni di gel gel Ramazan Özgültekin Siverek |
|
|
|
|
|
#22 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 20.220
|
Acem Kızı
1960’lı yıllardan itibaren ismi bağlama ile birlikte anılan, sadece geniş halk kesimlerinde değil, ciddi musiki çevrelerinde de taktir ve hayranlıkla dinlenen Neşet Ertaş’ı farklı bir bağlamda değerlendirmek gerekiyor. Çünkü o da aslında tam bir yöre sanatçısı, yani mahalli bir sanatçı olmasına rağmen yaygın şöhreti ve söylediği türkülerin popülaritesi ile ülke genelinde tanınan biri olarak diğerlerinden ayrılır. İşte Neşet Ertaş Orta Anadolu bozkırlarının tam göbeğinde, “ay dost deyince yeri göğü inleten” gönül delisi bir babanın evladı olarak 1938’de Kırtıllar’da dünyaya gelir. Hiç çocuk sahibi olamadığı ilk karısı Hatice’yi genç yaşında kaybeden Muharrem Ertaş, ikinci evliliğini Kırtıllar köyünden Döne ile yapar ve bu evlilikten, Necati, Neşet, Ayşe, Nadiye ve muhterem adında beş çocuğu olur. Kırtıllar nüfusunun tamamı abdallardan ibaret olan bir aşiret köyüdür. Köyün çevrede “abdallar” adıyla anılması da bundan olsa gerek. Daha altı yedi yaşlarında iken, kendisini yöre düğünlerinin aranılan sanatçı babası Muharrem Ertaş’ın sazı önünde oynarken bulan Neşet Ertaş, hayatını, bir nevi hayat destanı diyebilceğimiz 1960’lı yıllarda yazdığı uzun bir şiirinde şöyle anlatır. TÜRKÜ BABANIN HAYAT DESTANI ŞİİRİ Bin dokuzyüz otuzsekiz cihana Kırtıllar köyünde geldin dediler Babama Muharrem, anama Döne Dediysen Ata’yı bildin dediler Dizinde sızıydı anamın derdi Tokacı saz yaptı elime verdi Yeni bitirmiştim üç ile dördü Baban gibi sazcı oldun dediler O zaman babamdan öğrendim sazı Engin gönül ile Hakk’a niyazı O yaşımda yaktı bir ahu gözü Mecnun gibi çölde kaldın dediler Zalım kader devranını dönderdi Tuttu bizi İbikli’ye gönderdi Babam saz çalarken bana zil verdi Oynadım meydanda köçek dediler Anam Döne İbikli’de ölünce Tam beş tane öksüz yetim kalınca Beşimiz de Perişan olunca Babamgile burdan göçek dediler Yürüdü göçümüz Tefleğe doğru Bu hali görenin yanıyor bağrı Üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı Bunlara bir ana bulun dediler Yozgat’ın Kırıksoku Köyü’ne vardık Bize ana yok mu diyerek sorduk Adı Arzu dediler bir ana bulduk İşte bu anadır buldun dediler En küçük kardaşı kayıp eyledik Onun için gizli gizli ağladık Üstelik babamı asker eyledik Yine öksüz yetim kaldın dediler Zalım kader tebdilimi şaşırttı Heybe verdi dalımıza devşirtti Yardım etti Yerköy’üne göçürttü Biraz da burada kalın dediler Yerköy’den Kırıkkale’ye geldik Babam saz çalarken biz çümbüş aldık Kırşehir’e varınca kemanı çaldık Aferin arkadaş çaldın dediler Yarin aşkı ile arttı hep derdim Babamı bir yere dünür gönderdim Başlık çok istemişler haberin aldım İstemiyor yarin seni dediler Kırşehir’de yedi sene kalınca Düğün düzgün hepsi bize gelince Burada herkese yer daralınca Ankara’ya gider yolun dediler Ankara’da (sünnetçi) Veysel Usta’yı buldum Epeyce eğleştim, evinde kaldım Yüz lirayı verip bir yatak aldım Etti isen böyle buldun dediler Bir ev kiraladım münasip yerde Kaldı kavim kardaş hep Kırşehir’de Bu aşk hançerini vurdu derinde Çaresini bulamazsan ölün dediler Yarin aşkı ile döndüm şaşkına Arada içerdim yarin aşkına Canan acımaz mı garip dostuna Buna da içeriye alın dediler Bu hasretlik duygusu Türkü babanın sanatına olumlu etki yaparak, memleketin taşına, toprağına, insanına hasret ve özlemle dolu pek çok türkünün doğmasına sebep oldu. Ana vatanımsın, baba yurdumsun Ozanlar diyarı şirin Kırşehir Uzak kaldım gurbet elde derdimsin Hasretin bağrımda derin Kırşehir. Feleğin yazdığı kara yazıynan Çok yürüdüm bağrımdaki sızıynan Kara kaşlarıynan, kara gözüynen Aşık etti beni birin Kırşehir Gerçekten de “gönül” kelimesinin Ertaş’ın şahsi lügatinde çok özel bir yeri var. O adeta, tıpkı Yunus gibi, Hacı Bektaş-i veli gibi kendisini”gönüller yapmaya” adamış biri... “gönül”ün geçmediği türküsü yok dense yeri... Şu garip halimden bilen işveli nazlım Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Tatlı dillim, güler yüzlüm, ey ceylan gözlüm Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen Bir başka türküsünde: Küstürdüm gönlümü güldüremedim Baharım güz oldu yazım kış oldu Gönüle yarini bulduramadım Baharım güz oldu, yazım kış oldu |
|
|
|
|
|
#23 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 20.220
|
Türkünün Hikayesi
Ethem Paşa İstanbul'a tevliyet almaya gitmiş. Orada güzellere takılmış yedi sene Kütahya'ya dönmemiş. O zamanın kültürlü hanımlarından biri olan güzel eşi Esma Hanım bir şiir yazmış. Bu şiir zamanla türkü haline gelmiş A İstanbul Sen Bir Han Mısın A İstanbul (Beyim Aman) Sen Bir Han Mısın Varan Yiğitleri (De Beyler Aman) Yudan Sen Misin Gelinleri Yarsız Goyan (Bi Danem) Sen Misin Gidip De Gelmeyen (De Beyler Aman) Yari Ben Neyleyim Vakitsiz Açılan (Da Beyler Aman) Gülü Ben Neyleyim A İstanbul (Beyim Aman) Issız Kalası Taşına Toprağına (Da Beyler Aman) Güller Dolası O Da Bencileyin (Aman) Yarsız Galası |
|
|
|
|
|
#24 (permalink) |
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 20.220
|
Türkünün Hikayesi
Yücel Arzen bir Eylül ayında Bursa'da sevdiği ama karşılık bulamadığı bir kıza yazmış bu türküyü. Bursa' da "Gurbet Ufukları" adlı şiir programına katıldığında yapıyor bu açıklamayı Ah Le Yar Sana olan duyguları Bir bilebilsen anlayabilsen Belki severdin İçimdeki hasretini bir duyabilsen anlatabilsem Belki benimdin Sana sevdiğim diyemem Yalan yalan yalan yalan Vallahi yalan inan ki yalan Sen karasevdamsın benim Duman duman duman duman Hasretin tüter İçimde yanan Ah le yar yar Yine başımda sevdan Ah le yar yar Geceler kara zindan Ah le yar yar Bir parçacık canım kaldı Onu da sen al Aklıma düştü gözlerin Bir bıçak gibi Ah silah gibi Cehennem gibi Söylenmemiş türkümdün sen Unutmam seni Unutamam ki |
|
|
|
|
|
#25 (permalink) |
|
SuPeR MoDeRaTöR
Üyelik Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 23.288
|
Cok Güzel Konuya Deyinmişsiniz Sizi Tebrik Ederim Ben Bu Konuyu Okuyunca
Üye Olmaya Karar Verdim Sizin Bütün Konularınız Cok Güzel.İnsanları Hem ,eğlendiriyordun hem de duygulandırıyorsun,düşündürüyorsun,bilgilendiriyor sun...hepsini nasıl başarıyorsun???çok teşekkür ederim çokgüsel konulara değindiğin için.artık bende buradayım senin sayende. |
|
|
|
|
|
#26 (permalink) |
|
GöNüL YaRaSı
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Bulunduğu Yer: artık hiçbir yerdeee değil...
Mesajlar: 15.108
|
Al Yazmalım
Şu gönlüme ataş düştü, Ne yapayım, ne edeyim. Sensiz hayatı neyleyim, Allı gelin, telli gelin. Dağlarında kar olsaydım, Gelin sana yar olsaydım. Dağ çiçeğim, yaban gülüm, Dalında bülbül olsaydım. Allamışlar, pullamışlar, Seni ele yollamışlar. Canımdan canım almışlar, Allı gelin, telli gelin. Dağlarında kar olsaydım, Gelin sana yar olsaydım. Dağ çiçeğim, yaban gülüm, Dalında bülbül olsaydım... (Beste: Cahit Berkay)
__________________
http://www.zurnachat.com/zurnachat.exe Sohbetin değişmeyen adresi program yükle download bağlan |
|
|
|
|
|
#27 (permalink) |
|
GöNüL YaRaSı
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Bulunduğu Yer: artık hiçbir yerdeee değil...
Mesajlar: 15.108
|
Beyaz Giyme Toz Olur
Beyaz Giyme Toz Olur, Siyah Giyme Söz Olur. Gel Beraber Gezelim, Muradımız Tez Olur. Salına Da Salına Da Gel, Dön Dolaş Yine Bana Gel. Alçak Ceviz Dalları, Sıva Beyaz Kolları. Kız Nereden Geleyim, Hep Tutmuşlar Yolları. Salına Da Salına Da Gel, Dön Dolaş Yine Bana Gel. ahmet sevinç
__________________
http://www.zurnachat.com/zurnachat.exe Sohbetin değişmeyen adresi program yükle download bağlan |
|
|
|
|
|
#28 (permalink) |
|
GöNüL YaRaSı
Üyelik Tarihi: Feb 2007
Bulunduğu Yer: artık hiçbir yerdeee değil...
Mesajlar: 15.108
|
etek sarı
Etek sarı sen etekten sarısın Kurban olam beydağının karısın Sordum sual ettim kimin yarısın Ben sormadan dolu gibi döküyü Bir köynek diktirdim kolu düğmeli Herkes kaderine boyun eğmeli Deli gönlüm çirkine bel bağlama Sevdiğin yar Malatya'yı değmeli Bir köynek diktirdim hasa bezinden Alem düşman oldu senin yüzünden Eğer gurbet ele gider dönersem Ahdım vardır öpeceğim yüzünden hasan durak
__________________
http://www.zurnachat.com/zurnachat.exe Sohbetin değişmeyen adresi program yükle download bağlan |
|
|
|
|
|
#29 (permalink) | ||||||
|
Administrator
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Mesajlar: 20.220
|
Bu Türküyü forummumuzda üya olan türkübacı isdeği üzerine indirdim Buda benden size hediye olsun Türkübacı bende bu türküsünü severim .))
__________________
![]() Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum Ben Tarih Yazdırırım !!! Canımı Okudu Bu hayat Hep Noktalarla Bıraktı. Beni Sonuna Hiç getirmedi Şimdi Benim Elimde fırsat ben Yazıcam Hayat okucak ve unutmayacak Konu Gizem tarafından (05-08-2007 Saat 09:54 AM ) de değiştirilmiştir. |
||||||
|
|
|
||||||
|
|
#30 (permalink) |
|
SuPeR MoDeRaTöR
Üyelik Tarihi: Apr 2007
Mesajlar: 23.288
|
Gizem hanım indirdiğiniz türküler icin teşekkür ederim
Ben 3 yıl amatörce eyitim aldım amatör olarakda TÜRKhalk müzik,i söğlüyorum Türkülerimizi cok seviyorum sizde bunu burada yaşattığınız icin cok onurlandım . |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir) | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|