Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site  

Go Back   Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site > Sohbet-i Divan > Tarih

Submit Thread >  Add to Tagza.com: Social Bookmarking site Submit to AddThisTo Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Google Submit to Yahoo! This Submit to Technorati Submit to StumbleUpon Submit to Spurl Submit to Netscape  < Submit Thread
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 07 Ekim 2008, 16:06   #1 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart Arkeolojik Kazılar /Arkeolojik Kazılar Hakkında Resimli Bilgiler


Yenikapı Arkeolojik Kazı Alanı
Fotoğraflar: Arkitera Mimarlık Merkezi


24 Haziran 2008 Salı günü Yenikapı Marmaray ve Arkeolojik Kazı Alanı'nda gelinen son durumun incelenmesi amacıyla İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kentsel Uygulamalar Direktörlüğü önderliğinde bir gezi düzenlendi. Yaklaşık 58.000 metrekarelik bir alanda 3,5 yıldır sürdürülen çalışmaları Arkitera Mimarlık Merkezi olarak yerinde gözlemledik. İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdür Yardımcısı Zeynep Kızıltan’ın eşliğinde gerçekleştirilen gezide Arkeolog Mehmet Ali Polat ve Arkeolog Metin Gökçay kazı alanı ve çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Langa Bostanları olarak bilinen bölgede, Marmaray ve metro istasyonu inşaat çalışmaları sırasında Theodosius Limanı’nın ortaya çıkarılmasından sonra başlatılan arkeolojik kazılarda, 4,5 metre genişliğinde ve 51 metre uzunluğundaki 1.700 yıllık Konstantin Suru kalıntıları, 26 adet batık tekne, bir deniz feneri ve çeşitli dönemlere ait mimari buluntular günışığına çıkarıldı. Bu zamana kadar İstanbul’un başka bir yerinde, Konstantin Surları’na ait bir kalıntıya rastlanmamış olması açısından, Yenikapı’da gerçekleştirilen arkeolojik çalışmalar büyük önem taşıyor.

İstanbul’un 8.000 yıllık tarihini belgeleyen, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemine ait eserlerin bir arada bulunduğu kazı alanı hakkında bilgi veren Mehmet Ali Polat, açığa çıkarılan geniş taşlık alanın İstanbul’un en eski dönemlerine ait tabakası olduğunu ve bu alanı kaplayan taşların Marmara Denizi henüz bir göl iken Bosphorus’un bir kolu tarafından buraya taşındıklarını anlattı. “Önemli bir doğa olayı sonucunda bu taşların buraya gelmiş olabileceğini düşünüyoruz. Neolitik dönemde, taşların biriktiği bu alanda, taşların bir kısmı temizlenerek, temizlenen alanda toprağın üzerine ufak bir yerleşim kurulmuş.” Burada, MÖ 6000 yıllarına ait mimari kalıntılara rastladıklarını belirten Polat, deniz yükseldikten sonra sular altında kalan Neolitik Dönem eserlerinin üzerini zamanla kum tabakasının örttüğünü ifade etti. “Alanda bulduğumuz malzemelere bakarak, yaklaşık 3000 sene önce, Demir Çağı döneminde suların geri çekildiğini tahmin ediyoruz. -6 m kotunda bütün alana yayılmış Demir Çağı buluntuları ortaya çıkardık. Bu bölgede denizciliğin Demir Çağı döneminde başlamış olabileceğini düşünüyoruz. Roma Dönemi’nden sonra su seviyesinde belirgin bir yükselme olmuş ve 4. yüzyıldan itibaren Bizans Dönemi’nde bu bölge liman olarak kullanılmaya başlanmış.”

-7 metre kotunda sürdürülen çalışmalarda, Fore kazıklar yardımıyla alanda su çıkması engellenmiş. Diğer yandan henüz konservasyon işlemleri için yerinden kaldırılmamış gemi buluntuları, düzenli olarak yağmurlama sistemiyle ıslatılıyor ve üzerlerini örten çadırların içerisi sürekli nemli tutuluyor. Çıkarılan gemiler ise, parçalarına ayrılarak havuzlara yerleştiriliyor, arşivleniyor ve daha sonra kamyonlara yüklenerek konservasyonu yapılmak üzere Bodrum Sualtı Arkeoloji Enstitüsü’ne (INA) veya İstanbul Üniversitesi’ne götürülüyor. Gemi havuzlarının hemen yanında biriktirilmiş, kazı alanından çıkarılan Osmanlı Dönemi’ne ait yol taşlarını gösteren Metin Gökçay, 16. – 17. yüzyıla ait bu taşların metro istasyonu yapıldıktan sonra, istasyonun içinde insanların üzerinde gezebilecekleri şekilde yere döşenmesini önerdiklerini söyledi.

Üstlerinde açılan deliklere halatlar bağlanarak yerine taşınan rıhtım taşlarıyla inşa edilmiş mendireğin üzerinden geçerek vardığımız Yüzada Bölgesi’nde ise tarihi sur kalıntıları arasına atılmış çöpler dikkatimizi çekti. Gökçay, çevrede yaşayan insanlar tarafından atılan bu çöpleri sürekli temizlettiklerini ancak başa çıkamadıklarını söylüyor. Yüzada Bölgesi, 4. yüzyıldan itibaren kullanılan limanın bitiş noktasında bulunan mendireğin ve bu mendireğin üzerinden geçen Konstantin ve Theodosius Surları’nın bir arada bulunduğunu bir düğüm noktası olarak tanımlanabilir.


Gemi parçalarının muhafaza edildiği havuzlar

“Bizim burada yaptığımız kazılardaki en önemli buluntularımızdan biri, Theodosius Suru’yla paralel inşa edilmiş Konstantin Suru’nun başlangıç noktasıdır. Mendirekle sur arasında bir kanal var. Daha sonra Theodosius Limanı yapıldığında, limanla deniz arasında su sirkülasyonunu sağlayan bu kanal kapanmış,” diyen Metin Gökçay 51,5 metre uzunluğa ulaştığı tespit ettikleri Konstantin Suru civarında inşa edilmiş depoları, 4 odadan oluşan Hipoje’nin ve surun içerisine inşa edilmiş mezar odasının yerlerini gösterdi. Bu surların altından geçen ve kuzeydoğu yönünden gelerek denize doğru inen gizli bir geçit bulduklarını anlatan Gökçay, bu geçidin içerisinden 16 tane yağ kandili çıkardıklarını anlattı.


Yüzada

Gezinin sonunda, üç buçuk sene önce Yüzada Bölgesi’nde kazı çalışmalarına başladıklarını, fakat DLH'nin, surların korunmasına karar verilmesi üzerine kazıyı durdurmasından sonra bölgede hiçbir çalışma yapılmadığına dikkat çeken Metin Gökçay, bu süre boyunca, üzerlerindeki basınç kalktığı için duvarlarda oluşan ve giderek genişleyen çatlakları gösterdi. “Bir iki sene sonra, koruyamadığımız bu yapıları slayt gösterilerinden anlatacağız muhtemelen!”
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 07 Ekim 2008, 16:10   #2 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

ARKEOLOGLAR 2 AY SÜRE İSTEDİ





Yenikapı’da yürütülen ve tüm dünyada büyük yankı bulan arkeolojik kazı çalışmaları nedeniyle Marmaray’da inşa sürecinin uzaması, yeni bir tartışma başlattı. Kazı alanının doğusundaki çalışmaların bir an önce tamamlanması istenince arkeologlar 8 bin yıllık kalıntılar için 2 aya ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Marmaray Projesi kapsamında Yenikapı’da Demiryolları Limanlar ve Hava Meydanları Genel Müdürlüğü’nün (DLH) isteği üzerine İstanbulArkeoloji Müzesi Müdürlüğü, 8 bin yıllık kalıntıların bulunduğu alanın doğusundaki 7 bin 700 metrekarelik bölümde çalışmaların bir an önce tamamlanması için çalışıyor. Arkeologlar ise inşaat makinelerinin bu alanda çalışmaya başladıktan sonra bir daha "geri dönüş"ün olmayacağını belirterek uluslararası platformda Türkiye ve İstanbul’u utandıracak bir hataya yapmamak için, iki ay daha süre istiyorlar. Arkeoloji Müzesi Müdürlüğü çareyi, alandaki çamuru taşımakta buldu. Böylece arkeologlar çamur içinde bulgu ararken, DLH’de inşaata başlayabilecek.

Marmaray kapsamında, Yenikapı’da 58 bin metrekarelik alanda 4 yıldır süren arkeolojik çalışmalarda, 8 bin yıl öncesine ait bulgular elde edildi. İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Dr. İsmail Karamut şunları anlattı:

"DLH’nin istediği neolitik yerleşim bölgesinin dibinde bataklık oluşmuş. Burası Yedikule’den yer altını kazarak gelecek köstebeğin çıkış noktası. Ahşap ok ve yaylardan seramik kap kacağa dek her şey çıkıyor. Bu çamuru başka yere taşıyacak ve buluntuyu balçıkta arayacağız."

Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi Başkanı ve İstanbulÜniversitesi Prehistorya Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç.Dr. Necmi Karul ise Yenikapı’daki kazının hızlandırılması taleplerinin haklı olduğunu, ancak teslim edilmesi planlanan alanda kazı çalışmalarına devam edilmesi gerektiğini söyledi. Doç.Dr. Karul, gerekli işgücü sağlanırsa, kazının iki ayda bitirilebileceğini belirterek, problemin diyalogla aşılacağını söyledi.
Hürriyet, Haber: Serkan Akkoç, 01.10.2008


******


İSTANBUL'DA TARİHİ DEĞİŞTİRECEK BULUŞ

Marmaray projesi için yapılan kazılarda tarihi değiştirecek bir keşfe imza atıldı. Yenikapı’daki çalışmalarda 8.500 yıl öncesine ait 4 iskelet ile ahşap ve seramik eşyalar bulundu.





Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut çok heyecanlı... “Bu keşif, İstanbul’un ilk yaşam biriminin 2.700 yıl önce değil, cilalı taş devrinde kurulduğunu gösterir” diyor.

Vatan Gazetesi'nin haberine göre; Yenikapı’da 4 yıldır devam eden Marmaray ve Metro istasyonları kazılarında İstanbul’un tarihini sil baştan yazdıracak yepyeni bulgulara rastlandı. Tarih ve arkeoloji çevrelerinde büyük heyecan yaratan bulgulara göre İstanbul’un tarihi bilinenin aksine 2.700 değil 8.500 yıl öncesine dayanıyor. Marmaray kapsamında Yenikapı’da yapılan arkeolojik kazılarda bugüne kadar Theodosius Limanı gün yüzüne çıkarılmış 33 gemi, İstanbul’un Bizans Dönemi’nde yapılan en eski suru, Bizans Kilisesi ve binlerce buluntu ortaya çıkarılmıştı. Ancak son yapılan kazılarda hiç hesapta olmayan ve beklenmeyen tarihi bulgulara rastlandı. Theodosius Limanı’nın altındaki katmanda MÖ 6.500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen 4 insan iskeleti ile ahşap savunma silahları, ahşap eşyalar ve kano kürekleri bulundu.





İstanbul’un ilk çiftçileriİstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut Yenikapı’daki kazı çalışmalarında 4 yıl içinde 58 bin metrekarelik alanın kazıldığını söyledi: “4 yıl içinde çok önemli tarihi bulgulara, eserlere ulaştık. 33 gemi çıkartıldı. Ancak 2 ay önce hiç birimizin tahmin etmediği bulgularla karşılaştık. Deniz seviyesinin 6 metre aşağısında, Theodosius Limanı katmanı altında 4 insan iskeleti bulundu. Bu iskeletler MÖ 6000-6500 yıllarına ait. Bu müthiş bir keşif. Çünkü İstanbul’un tarihinin sil baştan yazılmasını gerektirecek bir durumla karşı karşıyayız! İstanbul’un çevrelerinde Neolotik döneme ait bulgulara rastlanılmıştı ancak tarihi yarımada da ilk kez böyle bulguları çıkardık. Kazılarda ahşap eşyalar, savunma silahları da bulduk. Kazı yaptığımız bölge, Likhos deresinin Marmara Denizi’yle buluştuğu nokta. Belli ki bundan 8-8.500 yıl önce o bölgede bir köy vardı ve o köylüler hayvancılık ve tarımla uğraşıyordu.”





Çatalhöyük’le aynı Marmaray kazılarıyla birlikte bulunan heyecan verici köy, İstanbul’un ilk yaşam merkezi miydi? Dr. Karamut, “Evet, olabilir” diyor. Peki Marmaray kazılarındaki son buluntuların Neolotik çağa, yani cilalı taş devrine ait olduğundan nasıl emin oldular? İşte Dr. Karamut’un kanıtları: “İnsanların avcılık ve toplayıcılıktan yerleşik hayata ve tarım toplumuna geçtiği dönemde yani Neolitik Çağ’da kullandığı malzemeleri biliyoruz. Yenikapı’da bulunan malzemeler, özellikle de seramik parçaları, buluntuların Neolitik Çağ’a ait olduğunu gösteriyor. Zaten, Anadolu’daki bu çağa ait olan buluntularla da Marmaray kazılarından çıkan bulguları kıyasladık. Kazı ekibimizde bulunan Neolitik Çağ uzmanı Prof.Dr. Mehmet Özdoğan, Yenikapı’da bulunan seramik parçalarıyla, Çatalhöyük’teki neolitik çağda bulunan seramik parçaları arasında büyük benzerlikler olduğunu tespit etti.”
Milliyet, 02.10.2008
__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 07 Ekim 2008, 16:12   #3 (permalink)
Uzman
 
Üyelik Tarihi: 29 Nisan 2006
Mesajlar: 20.624
Standart

YENİKAPI'DA TARİHE KEPÇEYLE GİRİLECEK





Marmaray çalışması kapsamında Yenikapı'da Neolitik (Taş Devri'nin son çağıyla ilgili) döneme ait önemli eserlerin bulunduğu bataklık, iş makineleri tehdidi altında.

Uzman arkeologlar, eserlerin doğal koruyucusu olan bataklıkta arkeolojik araştırmaların devam etmesi gerektiğini belirtiyor. Arkeologlar, "Buraya iş makinesi sokulamaz" diyor.


Projenin tamamlanması için bataklığın tamamen kaldırılması gerektiğini savunan Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut, "Bataklığın tümünü kazmamız mümkün değil. Bu uzun yıllar alır. Ben sakınca görmüyorum" diye konuşuyor.






Marmaray kapsamında Yenikapı'da sürdürülen arkeolojik kazılarda tabana yakın yerde çıkan bataklıkta bulunan buğday başağı, yay, kano küreği gibi ahşap ve kemik arkeolojik malzemelerin dünyada bir benzeri yok.



Arkeoloji Müzesi Müdürü ve Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut ise iddiaları şöyle cevapladı:
"Bataklığın tümünü kazmamız mümkün değil. Bu uzun yıllar alır. Bataklığı kurutacaksınız, tek tek elekten geçireceksiniz. Keşke kent arkeolojisi değil bilimsel bir arkeoloji yapsaydık. Ben de isterdim ama, burada bunu yapmanın imkanı yok.
Ben hocaların hepsini çağırıp konuştum. Hepsinin fikrini alarak bu karara vardım. Bana Demiryollar Limanlar Hava Meydanları İnşaatı Genel Müdürlüğü'nün baskısı yok.
Müze Müdürlüğü'nde kalmak gibi bir gayretim de yok. Beğenilmiyorsam, bilen birini getirsinler o kazsın. Balçığın olduğu yere iş makinelerinin girmesinde ben sakınca görmüyorum. Yan tarafta balçık zaten devam ediyor ve biz orada kazıyı sürdüreceğiz."






Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği İstanbul Şubesi, kazıları kaygıyla takip ettiklerini belirterek, şu açıklamayı yaptı: "Marmaray ve metro inşaat faaliyetlerine yönelik olarak Yenikapı'da yapılan arkeolojik kazılarda önemli bir Bizans Limanı, İstanbul'un Bizans Dönemi'nde yapılan en eski suru, 32 adet batık ve binlerce buluntu ortaya çıkarılmış ve ilk kez tarihi yarımadada Neolitik döneme ait bulgular elde edilmiştir. Yaklaşık 8 bin yıl öncesine ait Neolitik yerleşmenin mimari kalıntıları, ölü hediyeleriyle gömülmüş iskeletler, çanak çömlekler, çakmaktaşı aletler, kemik aletler ve bugüne kadar neredeyse başka hiçbir Neolitik yerleşmede bulunamamış ahşap aletler alanda çalışan arkeologlar tarafından ortaya çıkarılmıştır. Elde edilen veriler, 2010 Avrupa Kültür Başkenti İstanbul'un tarihiyle birlikte, dünya kültür tarihine ışık tutmaktadır."
Milliyet, Haber: Ömer Erbil, 03.10.2008


******


İSTANBUL'UN TARİHİNE TEHLİKELİ KEPÇE

Yenikapı’daki Marmaray kazılarıyla ortaya çıkan ve İstanbul’un tarihini sil baştan değiştiren son bulgular büyük yankı uyandırdı. Tarih ve arkeoloji dünyasında büyük heyecan yaratan bu keşif, ’İstanbul’un geçmişi MÖ 7. yüzyıla dayanıyor’ ve ’İstanbul’u Atina’dan gelen Megaralılar kurdu’ savlarını yerle bir etti. Çünkü Marmaray kazıları ortaya çıkardı ki, İstanbul’un geçmişi 2 bin 700 yıl öncesine değil Neolitik Çağ’a yani diğer bir deyişle 8 bin 500 yıl öncesine dayanıyor.

Ancak bu muhteşem keşif beraberinde çarpıcı bir tartışmayı da getirdi. Vatan gazetesinin haberine göne Marmaray projesinin daha fazla gecikmemesi için bu alanda bulunan kalıntıların başka bir yere taşınıp incelenmesi planlanıyor. Fakat uzmanlara göre bu bir katliam olur.

Eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel, kalıntıların taşınmasına şiddetle karşı çıkıyor. İstanbul’un bilinen en eski köyünün bulunduğunu ancak Marmaray kazı çalışmaları nedeniyle işin aceleye getirilmek istendiğini iddia eden Yücel, İstanbul’un metro için birkaç ay daha bekleyebileceği görüşünde: “Yapılan keşif çok büyük. İstanbul’un bilinen tarihi değişiyor. Ancak bir sorun var. İstanbul’un ilk köyünün ve insan iskeletlerinin bulunduğu yerin hemen yanı başında bir bataklık var. Bu bataklıktan Neolitik çağa ait olduğu belirlenen ahşap savunma silahları, seramik parçaları, kürekler ve bazı o döneme ait eşyalar bulundu. Bataklıkların özelliği hava almaması. Bu nedenle binlerce yıl geçse bile içindeki maddeleri koruyabiliyor. Bu da arkeoloji açısından bulunmaz bir nimet. Kimi ülkelerde de buna benzer bataklıklar bulundu. Hatta o bataklıklardan bozulmamış insan cesetlerine bile rastlandı. Yani bataklıklar arkeolojik açıdan büyük önem taşıyor. Ancak öğrendiğimiz kadarıyla bu bataklık Marmaray çalışmaları aksamasın diye iş makineleri marifetiyle taşınacakmış. Büyük hata olur. İstanbul metro için 3 ay daha bekleyebilir sonuçta her yıl İstanbul’a milyonlarca turist getirecek tarihi değerlerden söz ediyoruz.”

Yenikapı Metro-Marmaray Kazıları Sorumlusu emekli arkeolog Metin Gökçay da kalıntıları taşımanın büyük bir hata olacağı görüşünü savunuyor: “Arkeolojik çalışmalar yerinde ve elle yapılmalı. Amaç daha önce orada yaşayan insanların bıraktığı yaşam izlerine ve kültür verilerine ulaşmaktır. Bataklığı iş makineleri ile başka bir yere taşımaya kalkmak definecilik yapmak olur. Kazı yapmadan başka bir yere taşırsanız, tabakaları birbirinden ayıramazsınız . Kültür tabakalarını saptamak demek tarihin bilinmeyen sayfalarını yeniden yazmak demek olur. Dünya kültür mirasına katkı sağlayacak böyle bir çalışma oldu bittiye getirilmemeli. Metro her zaman yapılabilir, en fazla 3 ay sürecek bir çalışmaya tahammül edilmeli.”

İstanbul Üniversitesi Arkeologlar Derneği Başkanı Doç. Dr . Necmi Karul da, öncelikle bir kazı stratejisi oluşturulması gerektiğini söylüyor: “Bataklık ortamlar organik maddelerin uzun süre bozulmadan kalmasını sağlar. Buradaki çalışmalar, Anadolu’da daha önce eşine rastlanmayan bulguları da ortaya koyabilir. Bataklık alanlarda malzemeler tabakalaşmış olarak bulunmaz bu nedenle bataklığın boyutları iyi tespit edilerek bir kazı stratejisi belirlenmeli . Malzemelerin özenle ayıklanabilmesi için bataklık başka bir alana taşınmalı ama bu iş makineleriyle olmamalı.”

Radikal, 03.10.2008


******


"BİRBUÇUK YIL GEÇ KALDIK BİLE, ARKEOLOGLAR BİZİ DAHA FAZLA GECİKTİRMESİN"

Ulaştırma Bakanlığı tarafından başlatılan Marmaray amacı Gebze’yi kesintisiz olarak Halkalı’ya bağlamak. Gebze’de trene binen bir kişi 77 kilometreyi 105 dakikada geçecek . İstanbul Boğazı’nın her iki yakasındaki demiryolu hatları, boğazın altından geçecek olan bir demiryolu tünel bağlantısı ile birbirine bağlanacak. Saatte 70 bin yolcuya taşıma hizmeti vermesi ve yaklaşık 2.5 milyar dolara mal olması planlanan projenin 2010’da tamamlanması hedefleniyordu.

Ancak İstanbul’un altında yatan binlerce yıllık tarih nedeniyle sık sık sekteye uğradı. Arkeolojik kazılarda bulunan eserler nedeniyle çalışmalara birçok kez ara verildi. Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, kazılar nedeniyle inşaat çalışmalarının durdurulmasına karar verdi. İşte bu nedenle özellikle Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, hali hazırda geciken projenin bir an önce tamamlanmasını istiyor. Yıldırım, “Arkeolojik kazılardan dolayı projede 1.5 yılın üzerinde bir zaman kaybettik. Bizi teselli eden nedir? Bu proje gecikiyor ama İstanbul’un hazinelerini, tarihi ve kültürel mirasını, çeşitli medeniyetlerin izlerini de böylece açığa çıkartıyor. Bu bizim tesellimizdir ama biz kurullardan, arkeologlardan, tarihçilerden beklentimiz bu işi daha fazla geciktirmeden bize yardımcı olmalarını istiyoruz. Marmaray Projesi’ni 2012 yılına kadar tamamlamayı hedefliyoruz” diyor.

Vatan, 03.10.2008


*****


ATİNA ESERLERİNE SAHİP ÇIKTI, METRO 6 YIL BEKLEDİ





Yunanistan’ın başkenti Atina’da da metro için yapılan kazı çalışmalarında birçok tarihi esere rastlandı. Arkeoloji ekiplerinin yaklaşık 6 yıl süren ve 79 kilometrekarelik alanda gerçekleştirdiği kazılarda çok eski dönemlerden kalma evler, ibadethaneler ve mezarlıkların da aralarında bulunduğu yapılarla birlikte toplam 50 bin değerli eser buldu. Bulunan eşyalar, metro inşaatında görev alan şirketlerin ve Yunanistan Kültür Bakanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmayla, çeşitli metro istasyonlarında sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Şu an Atina Metrosu’nun geçtiği toplam 7 istasyonda bu eserler sergileniyor. Atina’da arkeolojik buluntular nedeniyle metronun güzergahı da değiştirilmişti. Keramaikos mezarlığından geçmesi gereken hat, arkeologların yoğun tepkisiyle karşılaşılınca bakanlık onayıyla değiştirildi ve başka bir güzergaha kaydırıldı.

Atina’daki metro çalışmaları sırasında bulunan tarihi eserler de tartışma yaratmıştı. Sonuçta eserlerin metro istasyonlarında sergilenmesine karar verildi. Şu anda 7 istasyonda eserler sergileniyor.

Vatan, 03.10.2008


******


"ARKEOLOGLARA BASKI YAPMIYORUZ"

Yenikapı Marmaray kazılarında ortaya çıkan İstanbul’un tarihini değiştirecek 8500 yıllık kalıntıların başka yere taşınıp incelenecek olması uzmanlardan tepki toplamıştı. VATAN bu tepkiyi dün ’Yazık olur Sayın Bakan’ manşetiyle okurlara duyurdu. Bu haber üzerine Ulaştırma bakanı Binali Yıldırım’dan açıklama geldi. Yıldırım, kazıların bir an önce tamamlanması için arkeologlara baskı yapmadıklarını söyledi: “Marmaray Projesi’nin iki amacı var. Birincisi İstanbul’un toplu taşıma sıkıntısına çözümde çare olması, ikincisi İstanbul’un tarihi ve kültürel zenginliklerinin ortaya çıkarılması. İşin doğası gereği arkeolojik kazılarla ilgili karar alma ve uygulama süreçleri konunun uzmanı ilgili kurullar ve İstanbul Müze Müdürlüğü’ne bağlı arkeologlar tarafından yerine getiriliyor. Bakanlığımızın bu konuda herhangi bir baskı ya da müdahalede bulunması söz konusu değil. Bakanlığımızın ilgili otoritelerden beklentisi geleceğimizle geçmişimizin birlikte değerlendirilmesi yönünde. Arkeolojik konularda herhangi bir sürece katılmıyoruz. Marmaray Projesi’nin temeli atıldığında 2009 yılında bitirilmesi hedeflenmişti. Ancak şimdiki hedef 2011 yılı sonu. Yapılan arkeolojik kazılar nedeniyle meydana gelen gecikmeyi de kamuoyunun anlayışla karşılamasını diliyoruz. Bizim ilgili kurullardan tek isteğimiz karar alma süreçlerini uzatmamalarıdır.”
Vatan, 04.10.2008


******


'YENİKAPI'YA KEPÇE GİRSİN Mİ?' TARTIŞMASI

Marmaray metro projesi kapsamında Yenikapı'da devam eden arkeolojik kazılarda Neolitik döneme ait buluntuların çıktığı 110 metrekarelik balçık alana iş makinesi sokulmak istenmesinin tartışması sürüyor. Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut'un iş makinelerini alana sokacağını açıklamasına karşılık İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı, zemin kotuna ulaşıncaya kadar alanın bilimsel yöntemlerle kazılması gerektiğini belirtiyor. Karamut ise "Kazının hangi yöntemle yapılacağına kurul karar veremez" diyor.

Marmaray metro projesi kapsamında Yenikapı'da arkeolojik kazılar devam ederken, İstanbul 4 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, 22 Temmuz 2008'de toplanarak bir karar aldı. Kazı Başkanı Karamut'un katılmadığı, 11 üyeden 7'sinin imzasını taşıyan kararda şöyle denildi:
"Yenikapı istasyon alanında doğal zemin kotuna ulaşıncaya kadar arkeolojik katmanların tespitine yönelik çalışmaların İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde bilimsel kazının gerektirdiği, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü'nün belirleyeceği, yöntemlerle sürdürülmesinin devamına, doğal zemin kotuna ulaşıldığının belgelenmesine karar verildi."

Kazı alanında görev yapan arkeologlar, kurulun bu kararının uygulanmadığını ileri sürerek şunları söylüyor:
"Bilimsel arkeoloji, buluntunun geldiği alanı karış karış araştırmayı gerektirir, iş makinesiyle balçığı kazımak değildir. 'Balçık kenara alınıp araştırılacak' deniyor. Kepçe darbelerinin balçığın içindeki buluntulara vereceği zarar düşünülmeden konuşuluyor.


Bunlar günümüz malzemeleri değil. 8 bin yıllık ahşap malzeme. Kepçenin dokunmasıyla dağılabilecek kadar nazik buluntular. İş makinesinin gölgesi altında bilimsel kazı ne kadar yapılırsa biz de o kadar bilimsel şartlara uyuyoruz. İş makinesi bayramın ertesinde balçığı kazımaya başlayacak."


İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Kazı Başkanı Dr. İsmail Karamut ise Koruma Kurulu'nun son kararına itiraz ederek, şunları söyledi:

"Ana toprağa kadar sondaj kazılarıyla indik. Ancak koruma kurullarının yetkileri bellidir. Taşınmaz kültür varlıkları hakkında karar alabilirler. Kazının hangi yöntemle yapılacağına kurul karar veremez. Hangi arkeolojik kazıda kazı başkanına kurul 'Şöyle kaz, böyle kaz' diyebilir ki. Buna kazı başkanı karar verir."


Karamut, kurulun almış olduğu kararı idare mahkemesine götürmeleri halinde iptal edileceğini ileri sürdü. Kurul kararına uygun hareket ettiklerini de belirten Karamut, şöyle devam etti:
"Konunun uzmanı hocaları kazı alanına davet ettim. Onların görüşlerini aldım. Balçığı hafriyat toprağı gibi atmayacağım. Kenara koyacağız, arkeolog arkadaşlar yine içindeki malzemeyi araştırmaya devam edecek. Kötü niyetli olsam iş makinesini en başından sokardım. Kaç yıldır bilimsel kazıyı sürdürüyoruz.
Benim bilimsel yanlışımı çıkıp söylesinler. Herkes arkadan konuşuyor. Yüzüme karşı doğruları konuşsunlar. Bilimsel bir yanlış yaptığımı düşünmüyorum. Sonuna kadar kararımın arkasındayım."

__________________
Dağlara İnsanlara Hayata Meydan Okuyan Asi Yüreğim Sakın Pusuya düşme !!




Ben Atatürk Kızıyım Beni Anlamayanı Bilim Bile Anlamaz Cünkü Ben Atatürk Kızıyım & Osmanlı Torunuyum
Ben Tarih Yazdırırım !!!
Gizem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 17:39.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

zurna | chat | sohbet | chat programı | site ekle | arkadas | Link | sohbet programı | chat odaları | toplist | irc | chat siteleri | chat odaları | chat sayfaları
zurna, chat, sohbet
zurna-chat-sohbet-program-indir-yukle-download


sohbet

Eğlence Sohbet Arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88