Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site  

Go Back   Zurnachat.Com forum, zurna, chat, sohbet, arkadaş, sesli, canlı, bedava, site > Sohbet-i Divan > Tarih

Submit Thread >  Add to Tagza.com: Social Bookmarking site Submit to AddThisTo Submit to Digg Submit to Reddit Submit to Furl Submit to Del.icio.us Submit to Google Submit to Yahoo! This Submit to Technorati Submit to StumbleUpon Submit to Spurl Submit to Netscape  < Submit Thread
Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 20 Nisan 2010, 22:14   #1 (permalink)
SuPeR MoDeRaTöR
 
turkubaci Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 25 Nisan 2007
Mesajlar: 23.813
Standart Aborjinler/Aborjinler Avusturalya Yerlileri Hkkında /Aborjinler Avusturalya Yerlileri

Aborjinler



Aborjin Avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. Avustralya Yerlileri ifadesi de kullanılabilmektedir. Kelime Latince kökenden başlangıçtan gelen anlamında ab origine ifadesinden tüm yerli topluluklara izafe etmek için türetilmiş olmasına karşın 17.yüzyıldan itibaren özelde Avustralya yerlilerini genelde de yerli hakları tanımlamakta kullanılmıştır.

Aborjinler ifadesi genel olarak tüm bir Avustralya Tazmanya ve çevre adalarda yaşayan yerlileri tanımlamakta kullanılmakla birlikte bu isimlendirmenin dil ve yaşayış biçimi olarak ortak noktalarıyla birlikte farklılıklar da taşıyan geleneksel toplulukları işaret ettiği de unutulmamalıdır.



Yerli Aborjin topluluklarının dağılımı


Yerli kabilelerden bazıları; New South Wales ve Viktorya'da Koori Queensland'da Murri Güney Avustralya'da Noongar Merkezi Batı Avustralya'da Yamatji; Güneybatı Avustralya'da Nunga Kuzey Avusturya'da ve Kuzey bölgelerine komşu bölgelerde Anangu; orta Kuzey bölgede Yapa Doğu Arnhem topraklarında Yolngu ve Tazmanya'da Palawah kabileleri gibi.
En büyük gruplardan Anangu (Çölden gelen kişi anlamına gelmektedir) kabilesinin Yankunytjatjara Pitjantjatjara Ngaanyatjara Luritja ve Antikirinya şeklinde alt toplulukları bulunmaktadır.



Aborjin Nüfus

2001 yılında Avustralya İstatistik Bürosu toplam yerli nüfusunu 458520 olarak vermiştir (bu rakam Avustralya'nın toplam nüfusunun %2.4'üdür). Bu nüfusun %90'ı Aborjin olarak %4'ü Torres Strait Islander geri kalan %4'ü hem Aborjin hem Torres Strait Islander olarak tanımlanmaktadır.
2001 nüfus sayımına göre Aborjin Nüfusu:
Yeni Güney Galler New South Wales - 134888
Queensland - 125910
Batı AustralyaWestern Australia - 65931
Northern Territory - 56875
Victoria - 27846
Güney Avustralya South Australia - 25544
Tazmanya - 17384
ACT - 3909
Diğer bölgeler - 233

Kültür ve Din



Namadgi Ulusal Park'da bulunan bu Aporjin kaya çiziminde Kanguru Dingolar Kaplumbağa ve insanlar görülüyor


Avustralya kıtasında Avrupalılar gelmeden önce farklı dillere sahip pek çok kabile barındığı için tek bir kültürden ziyade birbirleriyle benzerlikleri de olan farklı kültürlerden bahsedilebilir. Pek çok büyük ve birbirlerinden farklı grupların kendi kültürleri inanç yapıları ve dilleri bulunmaktadır. Bu kültürler zaman içinde birbirleriyle az veya çok çakışmışlardır.

Aborjin Sanatı



Aborjinler suyla çeşitli kaya pigmentlerini karıştırarak elde ettikleri boyalarla kayalıklara veya ağaç kabuklarına ilkel fırçalar çubuklar ve parmaklarını kullanarak veya ağızlarına aldıkları boyayı püskürterek boyama yapmışlardır.

1981'de Yeni Zelanda Nambassa Festival'indeki performanstan bir görüntü. Resimdeki enstrüman Aborjinlere özgü didgeridoo'dur.


Aborjin sanatında temalar Aborjinlerin mitolojik Rüyazamanı ile ilişkilidir öyleki günümüzde temasını amorjin maneviyatından almayan sanatların hakiki aborjin sanatı olmadığını söyleyenler bulunmaktadır. Aborjinlerin önde gelen sanatçılarından Wenten Rubuntja manevi anlamdan yoksun herhangi bir aborjin sanatı ile karşılaşmanın zor olduğunu söylemektedir.
Müzik ve dansın da Aborjin kültüründe önemli bir yeri vardır. Hemen her durum için aborjinlerin icra ettikleri şarkıları bulunmaktadır; av şarkıları cenaze şarkıları atalarla ilgili şarkılar mevsim şarkıları hayvan ve arazi ile ilgili şarkılar ve Rüyazamanı efsaneleriyle ilgili şarkılar. Aborjin müzikleri de kıtaya özgü enstrümanlarla (örneğin didgeridoo) icra edilirler.

Din



Gökkuşağı yılanının bir temsili


Avustralya yerlilerinin toprağa saygı ve Düşzamanı inancı üzerine kurulu şifahi gelenekleri ve manevi erdemleri bulunmaktaydı. Rüyalar düşler hem yaradılışın antik zamanı hem de günümüz gerçeğini ifade etmektedir.
Düş zamanı hikayelerinden bir versiyon:
Tüm dünya uykudaydı. Herşey sessiz hareketsizdi ve hiçbir şey büyümüyordu. Hayvanlar yeraltında uyumaktaydı. Bir gün gökkuşağı yılanı uyandı ve dünyanın yüzeyinde süründü. Herşeyi bir kenara itti ve bu onun tarzıydı. Tüm bir diyarı gezdi ve yorulduğunda kıvrılıp uyumaya başladı. Böylece heryere izini bıraktı. Sonra geri döndü ve kurbağalara seslendi. Onlar da su dolu kocaman mideleriyle ortaya çıktılar. Gökkuşağı yılanı onları gıdıklayıp güldürdü. Sular ağızlarından çıktı ve gökkuşağı yılanının izlerini doldurdu. Göl ve nehirler böyle yaratıldı. Daha sonra çimenler ve ağaçlar büyümeye ve yeryüzünü yaşam doldurmaya başladı.
1996 nüfus sayımında Aborjinlerinin %72 oranında Hristiyanlığın çeşitli formlarını uyguladıkları %16'sının ise herhangi bir dini işaretlemediği bildirilmiştir. 2001 yılı nüfus sayımında Aborjin nüfusunun yüzde 0.03 kadarının Aborjin dini pratiklerini uyguladıkları tespit edilmiştir.

Tarih

Avustralya yerlileri kendilerinin hep Avustralya kıtasında bulunduklarına inanırlar. Yerlilerin kökeni ile ilgili elde hiçbir bilimsel kanıt bulunmamaktadır. Güneybatı Asya'dan bu kıtaya gelmiş olmalarına rağmen hiçbir Asya halkıyla herhangi bir bağlantıları olduğuna dair kanıt bulunmamaktadır.

Avrupalı Yerleşimcilerin Kıtaya Gelişi


Aborjin el aletleri





Kaptan James Cook'un 1770'de adaya gelişine karşı duran yerlilerin gösterildiği bir gravür



İlk Avrupalı yerleşimcilerin kıtaya gelişinden önce Avustralya'da 250 bin ve 1 milyon arası bir nüfusun olduğu tahmin edilmektedir. Nüfus düzeyi muhtemelen binlerce yıldır aynı kalmaya devam etmiştir. Avustralya yerlilerinin çoğunlukla çöl sakinleri olduğu şeklindeki genel kanı aslında yanlıştır çünkü en yoğun yerli popülasyonunun olduğu bölgeler sahil bölgeleridir. En büyük nüfus yoğunluğu kıtanın güney ve doğu bölgelerinde özellikle de Murray Gölü vadisinde yer almaktadır. Bununla birlikte Avustralya yerlileri Tazmanya'nın soğuk ve nemli platolarından kıtanın kurak iç bölgelerine kadar tüm Avustralya'da doğa ile başarılı bir uyum sağlamışlardır. Yerlilerin kullandıkları teknikler yiyecek türleri ve avlanma biçimleri yerel koşullara uyum sağlamıştır.
Kıtanın Avrupalı yerleşimciler tarafından sömürgeleştirilmesi sonrasında sahil bölgelerindeki yerli nüfus hızla topraklarından edildiler ve geleneksel Aborijin yaşqam biçimini terketmeye zorlandılar. Avrupalıların yerleşmekten kaçındıkları kurak bölgelerdeki yerli topluluklar ise yaşam biçimlerini daha fazla korudular.

Avrupalı Yerleşimcilerin Kıtaya Etkisi

1770 yılında Kaptan James Cook Avustralya'nın doğu sahillerini Büyük Britanya adına ele geçirdi ve burayı Yeni Güney Galler (New South Wales) olarak isimlendirdi. Avustralya'daki İngiliz sömürgeciliği 1788'de Sydney'de başladı ve kıtaya ilk gelen Batılı yerleşimciler çiçek suçiçeği grip kızamık gibi rahatsızlıkları da beraberlerinde getirdiler. Bünyeleri bu hastalıkları hiç tanımayan Avustralya yerlileri bu hastalıklara yakalanarak büyük ölçüde kayıplar verdiler ve nüfusları önemli ölçüde düşüş gösterdi.
İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur. Beyaz yerleşimciler avcı-toplayıcı olan yerli halkın kendi topraklarına sahip olma gibi bir kavrama sahip olmayan ve sürülecekleri herhangi bir yerde de mutlu yaşayabilecek göçmenler olarak görmüşlerdi. Oysa geleneksel arazilerini yiyecek ve su kaynaklarının kaybı yerliler üzerinde ölümcül etki yapmış ve hastalıklarla güçsüz düşmüşlerdi. Aynı zamanda beyaz adamlar Avustralya yerlilerinin arazileriyle derin ruhsal ve kültürel bağlara sahip oldukları gerçeğini görmemiş veya görmemezlikten gelmeyi tercih etmişlerdi. Geleneksel dini pratiklerinden uzaklaştırılan bu halklarda doğum oranları hızla düşmüş alkol gibi yerlilere yabancı içkilerin kullanımı artmıştı. 1788 yılı ile 1900 yılları arasında yerliler maruz kaldıkları hastalıklar topraklarının kaybı ve kendisini kıtanın efendisi ilan eden beyaz adamdan gördükleri şiddet sonucu nüfuslarının yaklaşık %90'ını kaybettiler.



Avrupalı Sömürgecilerin Yerlilerle İlgili Görüşleri

Avrupalı beyaz adam kıtanın yerlileri üzerine uyguladığı soykırımı haklı çıkarmak ırki üstünlüğünü ve dolayısıyla kıta üzerindeki hakimiyetini gerekçelendirmek adına kimi zaman dönemin bilimini dahi kullanmış yerlilerin ne herhangi bir dine kültüre sahip ne de vatan bilinci gelişmiş insanlarlar olmadığına hükmetmişlerdir. Dönemin sömürgecilerin bazı ifadeleri de bunu açıkça göstermektedir. Örneğin 19. yüzyıldan bir yazar Avustralya yerlileri hakkında şunları söylemekteydi:
"Gelişme aşamalarının birbirlerinden büyük ölçüde farklı olduğu iki ırkın birbirleriyle teması sonucunda aşağı ırkın yok olması doğa kanunu gibi görünmektedir...Süreç doğa kanunuyla uyumlu görünüyor. Bu doğa kanununun daha uygun olanın hayatta kalmasını sağlayarak daha büyük insanlık ailesine hizmet ettiği açıktır. İnsani gelişme tamamen ilerici ırkın (progressive race) yayılması ve aşağı (inferior) olanlarının da yok olmasıyla kazanılmıştır...Avustralya aborjinlerinin neolitik ırklar aşamasının ötesine çok fazla geçmiş olabileceklerinden şüphe edilebilir...Bu sebeple onların yok oluşuna yas tutmamıza gerek yok. [1]

Bir diğer sömürgeci ise Aborjinlerin dinleri hakkında şunları ifade etmektedir:
"Önde gelen bir rahip tarafından dinin bazı izlerinin keşfedilmediği hiç bir ülke bulunmadığını iddia edilmişti. Bu insanlarla ilk tanışmamdan bugüne yaptığım gözlem ve araştırmalardan şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu insanlar bu görüşün bir istisnasıdır." [2]
Albert F. Calvert 1894 tarihli "The Aborigines of Western Australia" eserinde Aborjinlerin kötücül karakterleri olan mitolojilerine karşılık lütufkâr ve adil bir Tanrı hakkında herhangi bir bilgilerinin olduğunun şüpheli olduğunu söylemekte ve Hristiyanlığın "yabani" yerlileri medenileştirmeyi ve batı inançlarından kurtaracağını söylemektedir. [3]

Aborjin Soykırımları

Avusturyanın Avrupalı sömürge güçleri Avustralya yerlilerini farklı zamanlarda soykırım uygulamalarına tabi tutmuşlardır. Ancak soykırımlarla ilgili bilgi çoğunlukla hükümetin tuttuğu kayıtlardan edinildiği için sayılarının belirtilenden çok daha fazla olabileceği düşünülebilir.
Northern Territory Legislative Assembly'nin üyesi olan John Ah Kit 9 Ekim 2003 tarihli bir tartışmada şunları söylemektedir:
1920'lerin sonlarının büyük bir kuraklık zamanı olduğu ve bu yüzden de bu ortamda Avustralya'da siyah/beyaz ilişkilerinin öncülerinin aralarından pek çok şey geçtiği unutulmamalıdır. Doğal kaynaklar üzerinde yoğun bir mücadele yaşanmaktaydı. Bir arazi ve onun halkı arası arasında; sığırlar ve beraberlerinde silahlar ve hastalıklar getirenler arasındaki bir çatışmaydı bu. Genellikle yanlış anlaşılan şey şu ki Coniston Katliamının tek bir olay değil polis gruplarının ayırım gözetmeden haftalarca öldürdüğü bir seri cezalandırıcı baskınlardan biri olduğudur." [4]


Aşağıda bunlardan birkaçı yer almaktadır:

Fremantle Batı Avustralya (1830): Batı Avustralya'daki Avustralya yerli halkına yönelik ilk resmi 'cezalandırma baskını' (punishment raid) bu girişim Yüzbaşı Irwin tarafından 1830 Mayısında gerçekleştirilmiştir. Fremantle'ın kuzeyindeki Aborjin kampına Irwin'in yönlendirdiği askerler tarafından pek çok Aborjin öldürülmüş ve yaralanmıştı.
Convincing Ground katliamı (1833-34) : Portland yakınlarındaki Victoria'da Victoria'daki kayıtlı en büyük katliamlardan biri yapılmıştı. Balina avcıları ve yerel Kilcarer Gunditjmara halkı balina teknelerini sahile çekme hakları için mücadele etmekteydiler.
Waterloo Creek katliamı (1838) : Waterloo Creek denilen yerdeki yerli kampına düzenlenen baskında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 100-300 arasında Avustralya yerlisinin öldürüldüğü iddia edilmektedir.
Coniston katliamı (1928) : Avrupalıların Aborjinlere uyguladığı bilinen son katliamdır. Coniston'da bazı Aborjin aileleri Avrupalılar tarafından vurulmuştur. Katliam dingo avcısı Frederick Brooks'un 1928 Ağustosunda Yukurru denilen yerde bazı Aborjinliler tarafından vurulmasının intikamı adına işlenmiştir. Resmi kayıtlar 32 Aborjinin öldürüldüğünü ifade ederken tarihçiler en az altmış Aborjin erkek kadın ve çocuğunun katliamda öldürüldüğünü iddia etmektedirler. Brooks'un öldürülmesi üzerine yerel polis memuru William Murray intikam amacıyla birkaç hafta süreyle Aborjin kamplarına baskın düzenlemişti. Soruşturma kurulu Constable Murray'in eylemenin haklı olduğu hükmünü vererek beraat ettirmiştir.
Günümüzde Aborjinler

1999'da Avustralya Anayasasının değiştirilmesi kabul edildi. Bu anayasaının giriş bölümünde Avustralya'da İngiliz Yerleşiminden önce Yerli Avustralyalıların kıtada yaşadığı kabul edilmekteydi.
2004 yılında Avustralya Hükümeti Avustralya'nın en büyük yerli organizasyonu olan ATSIC'i (The Aboriginal and Torres Strait Islander Commission) kamufonlarının ATSIC'in başkanı tarafından kötüye kullanıldığı gerekçesiyle feshetti ve yerlilerle ilgili spesifik programlar başka hükümet departmanlarına aktarıldı ve hükümetle koordineli çalışan "Department of Immigration and Multicultural and Indigenous Affairs" altındaki "The Office of Indigenous Policy Coordination" kuruldu.
Avustralya Aborjin nüfusunun büyük bir kesimi şehirleşmiş ancak küçük bir kesimi eskiden kilise misyonu olan bölgelerdeki iskanlarda yaşamaktadır. Aborjin gençleri genel nüfusa oranla 11 kat daha fazla hapse giriyor ve polis gözetimi altında işlenen intihar oranları oldukça yüksek. İşsizlik sağlık ve yoksulluk problemleri aynı şekilde genel popülasyona oranla oldukça yüksek okul bırakma ve üniversiteye giriş oranları ise düşük seyretmektedir.
Eski ve mevcut hükümetler beyazların Aborjin topluluklarına yaptıklarından dolayı kendilerinden özür dilemeyi sürekli reddetmektedirler. Ayrıcak ATSIZ gibi Aborjinlerin en büyük organizasyonlarından birini yolsuzluk gerekçesiyle kapatmışlardır.

Suç Oranı

Avustralya yerlilerinin hapishaneye girme oranı yerli olmayan kesimden 11 kat daha fazla olduğu belirtilmektedir. Bu durum Avustralya yerlilerinin suça meyilli bir yapısı olduğunu göstermemektedir. Yerlilerin küçük suçlardan dolayı yerli olmayan kesimlerden daha fazla suçlandıkları da iddialar arasındadır. Yerlilerin suça itilme sebepleri arasında şunlar gösterilmektedir:
Yoksulluk
İşsizlik : 2001 nüfus sayımında bir yerlinin (%20) yerli olmayandan (%7.6) 3 kat daha fazla işsiz kalabildiği ortaya çıkmıştır.
Yetersiz eğitim : 2001 nüfus sayımında yerlilerin sadece %39'unun 12 yıllık eğitimi tamamladığı görülmektedir
Adaletsizlik ve ırkçılığa tepki
Kültürel yozlaşma : Kıtanın beyaz yöneticilerinin yerlileri kendi kültürel kökenlerinden uzaklaştırmak adına yaptıkları pek çok uygulama olduğu bilinmektedir. Yerli çocuklarının ailelerinden koparılıp beyazlar gibi giyip konuşmaya zorlandıkları okullarda okutulmaya çalışılması bunlardan sadece biridir.

Aborjin mitolojisi


Avustralya Yerlileri pek çok klan ve dil grubuna ayrıldıklarından bir bütün olarak Aborjin mitolojisinden söz etmek imkansızdır. Buna rağmen genel olarak bu mitolojiler arasında benzerlikler bulmak mümkündür.
Avustralya Aborjin kültürü pek çok bakımdan doğaya dayalıdır. Mitolojik kahramanların çoğu hayvanlardır.
Ortak mitolojik temalardan biri Düşzamanıdır (Dreamtime)
__________________
Mutlu★* 。 • ˚ ˚ ˛ ˚ ˛ •
•。★Senelere★ 。* 。
° 。 ° ˛˚˛ * _Π_____*。*˚
˚ ˛ •˛•˚ */______/~\。˚ ˚ ˛
˚ ˛ •˛• ˚ | 田田 |門| ˚ Evimize Neşe Gelsin ♥
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸¸.•*¨*•♫♪
Yeniyıl♪♫•*¨*•.¸¸ ¸¸.•*¨*•♫♪
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸.•*......¨
*Nice.*Mutlu Yıllara
turkubaci isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 20 Nisan 2010, 22:19   #2 (permalink)
SuPeR MoDeRaTöR
 
turkubaci Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 25 Nisan 2007
Mesajlar: 23.813
Standart



Figürler ve unsurlar
Alchera (mit)
Alcheringa - Aborjinlerin Düşzamanı için kullandıkları terim
Altjira - Aranda kabilesi Gök tanrısı.
Anjea - Bolluk tanrıçası
Bagadjimbiri - iki kardeş ve yaratışı tanrı
Bahloo - Ay tanrıçası
Baiame - Kamilaroi kabilesinin atası ve yönetici tanrısı
Bamapana - Murngin halkının hilekar kahramanı
Banaitja - Yaratıcı tanrı
Beralku - Ölüler adası
Bobbi-Bobbi - Semada yaşayan Gökkuşağı Yılanı'na benzer dev yılan
Brolga
Bunbulama - yağmur tanrıçası
Bunjil - Kulin halkının yüce tanrısı bazen bir kartal olarak tezahür eder.
Bunyip - a mythical creature said to lurk in billabongs.
Daramulum - Wiradhuri ve Kamilaroi halkının gök ve hava tanrısı şamanların yönetici tanrısı ve aysal (lunar) uluhiyet
Dhakhan - Kabi halkının atası tanrı
Dilga - bolluk ve yetişme tanrıçası
Djanggawul - İkisi kız biri erkek olan ve Avustralya kıtasını ve üzerindeki bitki örtüsünü yaratan üç kardeş
Djunkgao - Okyanus akıntılarıyla ilişkili bir grup kızkardeş
Rüyazamanı - Aborjin kültürünün merkezi ve birleştirici teması
Eingana - Tüm suların hayvanların ve insanların anası yaratıcı tanrıça
Erathipa - hamile kadına biçim veren bir kaya
Galeru - Djanggawul'i yutan gökkuşağı yılanı
Gidja - Ay tanrısı kadınların yaratıcısı
Gnowee - Güneş olmadan önce dünyada yaşayan güneşsel tanrıça
Inapertwa - Numakulla'nın kendileriyle yerküre üzerindeki tüm yaşamı yarattığı küçük yaratıklar
(Aranda)
I'wai - Koko Y'ao halkının kahramanı.
Jar'Edo Wens - dünyevi bilgi ve fiziksel güç tanrısı
Julana - a lecherous god who surprises women by burrowing beneath the sand
Julunggul - a rainbow serpent and fertility goddess
Kalseru
Karora - Yaratıcı tanrı
Kidili - an ancient moon-man who attempted to rape some of the first women on Earth (Mandjindja)
Kondole - a mean and rude man who became a whale
Kunapipi - Ana tanrıça ve pek çok kahramanın yönetici uluhiyeti
Kutjara
Makara - the seven sisters who eventually became the Pleiades
Mamaragan - Sesiyle gökkuşağını oluşturan şimşek tanrısı
Mamu
Mangar-kunjer-kunja - insanları yaratan kertenkele tanrı
Mimi - Arnhem Land halkının peri benzeri varlıkları
Minawara - Nambutji'nin ataları
Mokoi - Kara büyüyü kullanan büyücüleri öldüren kötü ruh
Mura-mura - Rüyazamanını anlatan bir başka kelime



Gökkuşağı yılanının bir temsili the Waugal

Nargun - Çocukları kaçıran dişi bir canavar
Ngariman - Bagadjimbiri'yi öldüren kedi-insan
Nogomain - ölümlü ebeveynlere çocuk ruhu veren bir tanrı
Puckowe - Göklerde yaşayan büyükanne ruh
Pundjel - Dini ayinleri ortaya koyan yaratıcı tanrı
Gökkuşağı yılanı - Su deliklerinde yaşayan suyu kontrol eden yaratıcı ruh
Tjilpa - Kedi halkının atası
Tjinimin - Avustralya halkının atası
Ulanji - Binbinga'nın yılan atası.
Ungud - Bazen erkek bazen dişi olan yılan tanrı
Wagyl - Su yollarını yaratan yılan benzeri yaratık
Wahwee
Walo - günüş tanrıçası
Waramurungundi - İlk kadın (Gunwinggu)
Wati-kutjara - kertenkele insanlar
Wawalag - Djanggawul kızları olan iki kızkardeş
Wollunqua - yağmur ve bolluk yılan-tanrısı
Wondjina - bulut ve yağmur ruhları
Wuluwaid - yağmur tanrısı
Wuragag - İlk insan (Gunwinggu)
Wuriupranili - Meşale taşıyan güneş tanrıçası.
Wurrunna - bir kahraman
Yara-ma-yha-who -küçük bir vampir benzeri insan canavar
Yowie - kertenkele ve karınca karışı bir dev yaratık
Yhi - Işık ve yaratılış tanrıçası güneşsel (solar) uluhiyet
Yohrmum
Yurlungur - Bakır yılan




Düşzamanı

Düşzamanı Avustralya Aborjin mitolojisini birleştiren ana temadır. Rüyazamanının dört yönü bulunmaktadır: Herşeyin başlangıcı; ataların hayatı ve etkisi; yaşam ve ölüm tarzı; yaşamdaki gücün kaynağı. Rüyazamanı hem zamanın hem de herşeyin mevcut olduğu mekanın ötesindeki bir durumdur.

Avustralya yerlileri düş görmeyi "herşeyin bir anda" olduğu zaman olarak adlandırırlar çünkü rüyada geçmiş an ve gelecek aynı anda mevcuttur. Düşzamanı kişinin hayatı süresinde uyanık bilinç haliyle tecrübe ettiği lineer bir zaman olmadığı Batılıların kavrayışında olduğu gibi öznel bir durum da değildir. Düşzamanı kabile üyeleri kabile kuralları ve geleneklerine uygun yaşadıklarında yüzyüze gelecekleri bir durumdur ve ritüellerle ve kabile mitolojilerini dinleyerek kişinin rüya zamanına girişinin sağlandığı nesnel bir durumdur.
Ölümün insan yaşamında bir son olmadığına inanan Aborjinler için rüyalarda ölmüş akrabalarla iletişim kurmak ve hatta rüya gören kişinin rüyadaki akrabaları tarafından iyileştirilmesi bile mümkündür. Ölüm kişinin uykuda geçici olarak gittiği Düşzamanından doğum yoluyla çıktığı ve daha sonra tekrar Düşzamanına geri gittiği hayat döngüsünün bir parçasıdır.
__________________
Mutlu★* 。 • ˚ ˚ ˛ ˚ ˛ •
•。★Senelere★ 。* 。
° 。 ° ˛˚˛ * _Π_____*。*˚
˚ ˛ •˛•˚ */______/~\。˚ ˚ ˛
˚ ˛ •˛• ˚ | 田田 |門| ˚ Evimize Neşe Gelsin ♥
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸¸.•*¨*•♫♪
Yeniyıl♪♫•*¨*•.¸¸ ¸¸.•*¨*•♫♪
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸.•*......¨
*Nice.*Mutlu Yıllara
turkubaci isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 20 Nisan 2010, 22:31   #3 (permalink)
SuPeR MoDeRaTöR
 
turkubaci Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 25 Nisan 2007
Mesajlar: 23.813
Standart

Avustralya Parlamentosu, Aborjinlerden özür diledi



Avustralya Parlamentosu, tüm Avustralyalılar adına, Avustralya hükümetlerinin kendilerinde "derin üzüntü, acı ve kayıplara neden olan" geçmişteki uygulamalarından dolayı Aborjin adı verilen Avustralya yerlilerinden özür diledi.

Avustralya Parlamentosu'nda, başbakan Kevin Rudd'un, tüm Avustralyalılar adına Aborjinler'den özür dilenmesini öngören önerge, oldukça duygusal geçen oylamanın ardından oybirliğiyle kabul edildi.

Avustralyalılar, televizyonlardan tüm Avustralya'da canlı olarak yayınlanan oylamayı kentlerde ve okul salonlarında kurulmuş dev ekranlardan büyük kalabalıklar oluşturarak izlediler.

Rudd tarafından parlamentoda okunan önergede, "Avustralya'da birbiri ardına gelen hükümetlerin, derin üzüntü, acı ve kayıplara neden olan yasaları ve politikaları nedeniyle bu Avustralyalı vatandaşlarımızdan özür diliyoruz" ifadeleri yer aldı.



ÜLKENİN EN ALT TABAKASINI OLUŞTURUYOR

21 milyon nüfuslu Avustralya'da, sömürgeciler gelemeden önce yaklaşık 1 milyon Aborjin yaşıyordu. Ancak şimdiyse yaklaşık 450 bin Aborjin yaşıyor. Kıtanın asıl yerlileri arasında olan Aborjinlerin, eğitim oranları, işsizlik, yoksulluk gibi konularda, yaşam koşulları en kötü durumda olan grubu oluşturdukları belirtiliyor.

Parlamentoda kabul edilen özür, 20. yüzyıldaki "asimilasyon" politikasından büyük zarar gören ve "çalınmış kuşak" olarak adlandırılan Aborjinlerin tanınması yolunda nasıl bir politika izleneceği tartışmalarında dönüm noktası olacak.

ABORJİNLER

Aborijin Avustralya kıtası yerlilerine verilen addır. Avrupalı sömürgecilerin kıtayı işgal etmeden önce burada yaşayan halka aborjin denir.

2001 yılında Avustralya İstatistik Bürosu toplam yerli nüfusunu 458,521 olarak vermiştir (bu rakam Avustralya'nın toplam nüfusunun %2.4'üdür). İlk Avrupalı yerleşimcilerin kıtaya gelişinden önce Avustralya'da 1 milyona yakın bir nüfusun olduğu tahmin edilmektedir. Avustralya yerlilerinin çoğunlukla çöl sakinleri olduğu şeklindeki genel kanı aslında yanlıştır çünkü en yoğun yerli popülasyonunun olduğu bölgeler sahil bölgeleridir.

BATILI SÖMÜRGECİLERİN GETİRDİĞİ HASTALIKLARDAN ÖLDÜLER

1770 yılında Kaptan James Cook, Avustralya'nın doğu sahillerini Büyük Britanya adına ele geçirdi ve burayı Yeni Güney Galler (New South Wales) olarak isimlendirdi. Avustralya'daki İngiliz sömürgeciliği 1788'de Sydney'de başladı ve kıtaya ilk gelen Batılı yerleşimciler çiçek, suçiçeği, grip, kızamık gibi rahatsızlıkları da beraberlerinde getirdiler. Bünyeleri bu hastalıkları hiç tanımayan Avustralya yerlileri bu hastalıklara yakalanarak büyük ölçüde kayıplar verdiler ve nüfusları önemli ölçüde düşüş gösterdi.

İngiliz yerleşimcilerin ikinci etkisi arazi ve su kaynaklarını kendilerine ayırmaları olmuştur. Beyaz yerleşimciler avcı-toplayıcı olan yerli halkın kendi topraklarına sahip olma gibi bir kavrama sahip olmayan ve sürülecekleri herhangi bir yerde de mutlu yaşayabilecek göçmenler olarak görmüşlerdi. Oysa geleneksel arazilerini, yiyecek ve su kaynaklarının kaybı yerliler üzerinde ölümcül etki yapmış ve hastalıklarla güçsüz düşmüşlerdi. Aynı zamanda beyaz adamlar Avustralya yerlilerinin arazileriyle derin ruhsal ve kültürel bağlara sahip oldukları gerçeğini görmemiş veya görmemezlikten gelmeyi tercih etmişlerdi. Geleneksel dini pratiklerinden uzaklaştırılan bu halklarda doğum oranları hızla düşmüş alkol gibi yerlilere yabancı içkilerin kullanımı artmıştı. 1788 yılı ile 1900 yılları arasında yerliler, maruz kaldıkları hastalıklar, topraklarının kaybı ve kendisini kıtanın efendisi ilan eden beyaz adamdan gördükleri şiddet sonucu nüfuslarının yaklaşık %90'ını kaybettiler.



AVRUPALILAR RESMEN SOYKIRIM YAPTILAR

Avrupalı beyaz adam, kıtanın yerlileri üzerine uyguladığı soykırımı haklı çıkarmak, ırki üstünlüğünü ve dolayısıyla kıta üzerindeki hakimiyetini gerekçelendirmek adına kimi zaman dönemin bilimini dahi kullanmış, yerlilerin ne herhangi bir dine, kültüre sahip ne de vatan bilinci gelişmiş insanlarlar olmadığına hükmetmişlerdi. Dönemin sömürgecilerin bazı ifadeleri de bunu açıkça göstermektedir. Örneğin 19. yüzyıldan bir yazar Avustralya yerlileri hakkında şunları söylemekteydi:

"Gelişme aşamalarının birbirlerinden büyük ölçüde farklı olduğu iki ırkın birbirleriyle teması sonucunda aşağı ırkın yok olması doğa kanunu gibi görünmektedir...Süreç, doğa kanunuyla uyumlu görünüyor. Bu doğa kanununun daha uygun olanın hayatta kalmasını sağlayarak daha büyük insanlık ailesine hizmet ettiği açıktır. İnsani gelişme tamamen ilerici ırkın (progressive race) yayılması ve aşağı (inferior) olanlarının da yok olmasıyla kazanılmıştır...Avustralya aborjinlerinin neolitik ırklar aşamasının ötesine çok fazla geçmiş olabileceklerinden şüphe edilebilir...Bu sebeple onların yok oluşuna yas tutmamıza gerek yok.



SOYKIRIM ÇEŞİTLİ DÖNEMLERE AYRILIR

Avusturyanın Avrupalı sömürge güçleri Avustralya yerlilerini farklı zamanlarda soykırım uygulamalarına tabi tutmuşlardır. Ancak soykırımlarla ilgili bilgi çoğunlukla hükümetin tuttuğu kayıtlardan edinildiği için sayılarının belirtilenden çok daha fazla olabileceği düşünülebilir.

Northern Territory Legislative Assembly'nin üyesi olan John Ah Kit 9 Ekim 2003 tarihli bir tartışmada şunları söylemektedir:

1920'lerin sonlarının büyük bir kuraklık zamanı olduğu ve bu yüzden de bu ortamda Avustralya'da siyah/beyaz ilişkilerinin öncülerinin aralarından pek çok şey geçtiği unutulmamalıdır. Doğal kaynaklar üzerinde yoğun bir mücadele yaşanmaktaydı. Bir arazi ve onun halkı arası arasında; sığırlar ve beraberlerinde silahlar ve hastalıklar getirenler arasındaki bir çatışmaydı bu. Genellikle yanlış anlaşılan şey şu ki Coniston Katliamının tek bir olay değil polis gruplarının ayırım gözetmeden haftalarca öldürdüğü bir seri cezalandırıcı baskınlardan biri olduğudur."

YAPILAN SOYKIRIMLAR

Fremantle, Batı Avustralya (1830):

Batı Avustralya'daki Avustralya yerli halkına yönelik ilk resmi 'cezalandırma baskını' (punishment raid) bu girişim Yüzbaşı Irwin tarafından 1830 Mayısında gerçekleştirilmiştir. Fremantle'ın kuzeyindeki Aborjin kampına Irwin'in yönlendirdiği askerler tarafından pek çok Aborijin öldürülmüş ve yaralanmıştı.

Convincing Ground katliamı (1833-34)

Portland yakınlarındaki Victoria'da Victoria'daki kayıtlı en büyük katliamlardan biri yapılmıştı. Balina avcıları ve yerel Kilcarer Gunditjmara halkı balina teknelerini sahile çekme hakları için mücadele etmekteydiler.

Waterloo Creek katliamı (1838)

Waterloo Creek denilen yerdeki yerli kampına düzenlenen baskında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 100-300 arasında Avustralya yerlisinin öldürüldüğü iddia edilmektedir.

Coniston katliamı (1928)

Avrupalıların Aborijinlere uyguladığı bilinen son katliamdır. Coniston'da bazı Aborjin aileleri Avrupalılar tarafından vurulmuştur. Katliam dingo avcısı Frederick Brooks'un 1928 Ağustosunda Yukurru denilen yerde bazı Aborijinliler tarafından vurulmasının intikamı adına işlenmiştir.

Resmi kayıtlar 32 Aborijinin öldürüldüğünü ifade ederken tarihçiler en az altmış Aborjin erkek, kadın ve çocuğunun katliamda öldürüldüğünü iddia etmektedirler.

Brooks'un öldürülmesi üzerine yerel polis memuru William Murray intikam amacıyla birkaç hafta süreyle Aborijin kamplarına baskın düzenlemişti. Soruşturma kurulu Constable Murray'in eylemenin haklı olduğu hükmünü vererek beraat ettirmiştir.
__________________
Mutlu★* 。 • ˚ ˚ ˛ ˚ ˛ •
•。★Senelere★ 。* 。
° 。 ° ˛˚˛ * _Π_____*。*˚
˚ ˛ •˛•˚ */______/~\。˚ ˚ ˛
˚ ˛ •˛• ˚ | 田田 |門| ˚ Evimize Neşe Gelsin ♥
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸¸.•*¨*•♫♪
Yeniyıl♪♫•*¨*•.¸¸ ¸¸.•*¨*•♫♪
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸.•*......¨
*Nice.*Mutlu Yıllara
turkubaci isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Alt 20 Nisan 2010, 22:38   #4 (permalink)
SuPeR MoDeRaTöR
 
turkubaci Nickli Üyenin Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik Tarihi: 25 Nisan 2007
Mesajlar: 23.813
Standart





__________________
Mutlu★* 。 • ˚ ˚ ˛ ˚ ˛ •
•。★Senelere★ 。* 。
° 。 ° ˛˚˛ * _Π_____*。*˚
˚ ˛ •˛•˚ */______/~\。˚ ˚ ˛
˚ ˛ •˛• ˚ | 田田 |門| ˚ Evimize Neşe Gelsin ♥
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸¸.•*¨*•♫♪
Yeniyıl♪♫•*¨*•.¸¸ ¸¸.•*¨*•♫♪
Mutlu Yıllar Size♪♫•*¨*•.¸¸¸.•*......¨
*Nice.*Mutlu Yıllara
turkubaci isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
zurna, chat, sohbet, hemen, bağlan,
Zurnachat Tıkla Sohbet-Chat 'e Başla
Cevapla


Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık

Hizli Erisim


Tüm Zamanlar GMT +2 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 07:45.


Powered by vBulletin® Version 3.8.1
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

zurna | chat | sohbet | chat programı | site ekle | arkadas | Link | sohbet programı | chat odaları | toplist | irc | chat siteleri | chat odaları | chat sayfaları
zurna, chat, sohbet
zurna-chat-sohbet-program-indir-yukle-download


sohbet

Eğlence Sohbet Arkadaşlık

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88